Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/20150 E. 2026/5838 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/20150
Karar No
2026/5838
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/167 Esas, 2023/652 Karar SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ A.İlk Derece Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2022/545 Esas, 2022/1030 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. ve 3/22. maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1, 62/1, 52/2, ve 53. maddeleri uyarınca sanığın 6 yıl 3 ay hapis ve 6.240,00-TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesinden müsaderesine karar verilmiştir.

B.İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/167 Esas, 2023/652 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafi ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme sonucunda, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi, sanığın eylemine uyan cezanın tayininde mahkemece hukuki bir gerekçe mevcut değilken alt sınırdan ceza tayinine gidildiğine, hükmolunan adli para cezasının gün hesabı gözetildiğinde cezalandırma amacına uygun olmadığına, adli para cezasının hesabında esas alınan tutarın en düşük ücret olarak belirlenmesinin hatalı olduğuna, tekrar suç işlemekten caydırıcı olmaktan uzak olduğuna, adli para cezasının paraya çevrilmesinde hesap alınan tutarın kanunda belirlenen en düşük tutar olduğuna, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin en üst hadden indirim olarak uygulanmasının hatalı olduğuna, Mahkemece somut olay bakımından şartları oluşmayan 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin sanık lehine yorumlanmak suretiyle uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık Müdafiin Temyiz İstemi, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile 5607 sayılı Kanun 3/22. maddesinin uygulama sırasında hata yapıldığına, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak ve hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşditin orantısız bir şekilde uygulandığına, sanığın beyanlarında adı geçen ..... isimli şahıs yönünden eksik incelemeye istinaden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğine, 5607 sayılı Kanun'un 5/1. fıkrasının koşullarının ve sanık hakkında uygulanabilirliğinin değerlendirilmeden, eksik soruşturma ve kovuşturma ile savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulduğuna, sanık hakkındaki zincirleme suç hükümlerinin hatalı uygulandığına, arama işleminin hukuka uygun yapılmadığına, sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağına, teselsül hükümlerinin uygulanmasında hatalı olarak fazla ceza tayin edildiğine, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği halde hükümde bu hususların tartışılmamasının hukuka aykırı olduğuna, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere; "Bölge adlîye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemelerince hükmün bozulmasına karar verilen hâllerde bölge adlîye mahkemesi ceza dairesinin, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmekte olup, görüldüğü üzere bölge adlîye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır.

5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adlîye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adlîye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adlîye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması söz konusu olacaktır."

Bu nedenle Antalya Bölge Adlîye Mahkemesinin, kanuni dayanağı bulunmayan 14.06.2022 tarihli bozma kararı ile anılan bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen 13.12.2022 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve görevsiz Mahkeme tarafından verilmiş olması da gözetilerek Antalya Bölge Adlîye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 09.05.2023 tarihli ve 2023/167 Esas, 2023/652 Karar sayılı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararı, Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.12.2022 tarihli ve 2022/545 Esas, 2022/1030 Karar sayılı hüküm ile ilgili olarak, gerekiyorsa 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

III.KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/167 Esas, 2023/652 Karar sayılı kararının ''Değerlendirme ve Gerekçe'' bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/20150, K. 2026/5838, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-20150-e-2026-5838-k-7e2337964a59