Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19890 E. 2026/3521 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19890
- Karar No
- 2026/3521
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/3438 D.İş
... Su ve ..... İdaresi Genel Müdürlüğü İşletmeler Dairesi Başkanlığı hakkında, 167 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 10.000,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Alanya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.09.2020 tarihli ve 2021/2724 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Alanya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.10.2021 tarihli ve 2021/3438 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108462 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108462 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, kabahatlinin, ... ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, .... Mahalle Muhtarlığına ait arazide arama belgesi olmadan sondaj kuyusu açtığından bahisle hakkında idarî para cezası verilmesini müteakip, anılan idarî yaptırım kararına karşı kabahatli tarafından yapılan başvurunun, Alanya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 07/09/2020 tarihli kararı ile reddine karar verilmiş ise de;
5393 sayılı Belediye Kanun'un 12. maddesine 6360 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu düzenlemede, “Mevzuatla orman köyleri ve orman köylüsüne tanınan hak, sorumluluk ve imtiyazlar orman köyü iken mahalleye dönüşen yerler için devam eder. Bir belediyeye katılarak mahalleye dönüşen köy, köy bağlısı ve belediyelerce kullanılan mera, yaylak, kışlak gibi yerlerden bu mahalle sakinleri ve varsa diğer hak sahipleri 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu hükümleri çerçevesinde yararlanmaya devam eder.” şeklindeki, 6360 sayılı Kanun'un 3/2. maddesinde yer alan, "Mevzuatla il özel idarelerine yapılan atıflar bu Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılan il özel idareleri için ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, Hazineye, valiliklere, büyükşehir belediyelerine ve bağlı kuruluşlarına veya ilçe belediyelerine yapılmış sayılır. Tüzel kişiliği kaldırılan il özel idarelerine 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve diğer mevzuatla verilmiş olan yetki, görev ve sorumluluklar ilgisine göre bu kurum ve kuruluşlar tarafından kullanılır ve yerine getirilir. Söz konusu il özel idarelerinin mahkemelerde süren davaları ile il özel idaresi olarak faaliyet gösterdikleri dönem ve yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda muhatap, devir işleminin yapıldığı ilgili kurum ve kuruluştur." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, Yeni kurulan ve sınırları genişleyen bütün büyükşehirlerde köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliğinin kaldırıldığı, bu yerlerdeki köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde isimleri ile tek mahalle olarak bağlı oldukları ilçenin belediyesine katıldıkları, anılan düzenlemeler uyarınca da büyükşehirlerin bulunduğu illerde içme suyu sevk ve yönetiminin ilgili kurumlara devredildiği, ... ilinde gerçekleştirilen içme suyu arama ve kullanma faaliyetlerinin il özel idaresinin mülga edilmesinden sonra ... Büyükşehir Belediyesi adına Asat Genel Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü, 3202 sayılı Köye Yönelik Hizmetler Hakkında Kanun'un "İçme suyu sondaj kuyuları" başlıklı 40. maddesinde "Köy ve bağlı yerleşme birimleri ile askeri garnizonlara içme ve kullanma suyu temini amacıyla açılacak sondajlar, tahditli bölgelerde açılacak olanlar dışında, 167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu hükümlerine tabi değildir." şeklinde yer alan düzenleme ve dosya kapsamında yer alan Devlet Su İşleri 13. Bölge Müdürlüğünün, ... İl Özel İdaresine yazmış olduğu Yas Arama ve Kullanma Belgesi konulu 16/10/2006 tarihli ve B.15.1.BSİ.1.13.05.00-318.01-758-18264 sayılı yazısı ile, tahditli bölgeler ''...,.....................Turizm Merkezi'' şeklinde sayılarak hangi sınırlar çerçevesinde sondaj yapılacağının belirlendiği, aynı yazının devamında ise "Bu bölgelerde yer alan sınırlamalar dışında, İl Özel idaresinin Köye Yönelik Hizmetler Biriminin içme suyu amaçlı sondaj açılması işleminde Kurumumuzdan Yer altı suyu Arama ve Kullanma belgesi alınması gerekmemektedir." şeklinde yer alan açıklamalar uyarınca, ... ilinde gerçekleştirilen içme suyu arama ve kullanma faaliyetlerinin kabahatli ... Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü İşletmeler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütüldüğü, kullanma suyu temini amacıyla açılan sondajların 3202 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca 167 sayılı Yer altı Suları Kanunu'na tabi olmadığı anlaşılmakla, itirazın anılan gerekçe ile kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 8/1. maddesinin “Organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idari yaptırım uygulanabilir.” şeklinde olduğu, aynı Kanun'un 25/1-a maddesi uyarınca hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresinin idari yaptırım kararında yer almasının gerektiği, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) birinci kitabının ikinci bölümünde tüzel kişilerin düzenlendiği, TMK’nın 47. maddesinde tüzel kişilik “Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar.” şeklinde tanımlanmış, müteakip 48. maddede de “Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler.” denildikten sonra, aynı Kanun'un 55. maddesindeki “Kamu tüzel kişileri ile ticaret şirketleri hakkındaki kanun hükümleri saklıdır.” denilmek suretiyle tüzel kişiliğe haiz kişi ve mal topluluklarının sınırlandırıldığı, somut olayda, idari para cezasının muhatabının, 2560 sayılı Kanun'un 1/4 ve Ek Madde 5 uyarınca kamu tüzel kişisi olan ve başvuruda bulunan ".... Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü" olduğu, idari para cezasının ise kendisinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmayan “... Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü İşletmeler Dairesi Başkanlığına" kesildiği, yukarıda alıntılanan mevzuat çerçevesinde, tüzel kişiliği bulunmadığı için hak ve fiil ehliyetini de haiz olmayan ... Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü İşletmeler Dairesi Başkanlığına idari para cezası uygulanmasının da hukuken mümkün olmadığı belirlenmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.