Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19888 E. 2026/3909 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/19888
Karar No
2026/3909
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/2362 D.İş

Kabahatli hakkında, 5193 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 28.438,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.03.2023 tarihli ve 2022/7158 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.03.2023 tarihli ve 2023/2362 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/107646 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/107646 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5193 sayılı Kanun'un 6/2. maddesinde yer alan, "Optisyenlerin reçetesiz olarak numaralı gözlük camı satmaları, vermeleri veya tavsiye etmeleri, otorefroktometre ve keratometre gibi bilgisayarlı aletler ile olanlar da dahil olmak üzere her nevi göz ve görme muayene ve testleri yapmaları veya müesseselerinde bu işlere yarayan her türlü aletleri ve cihazları bulundurmaları yasaktır." şeklinde ve anılan Kanun'un 15/2. maddesinde yer alan, "6 ncı maddede zikredilen yasaklar hilafına hareket eden optisyenlere altıbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve üç ay süre ile optisyenlik mesleğini icra etmekten men edilirler." şeklindeki düzenleme ile Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin "Kabul Edilmeyecek Reçeteler" başlıklı 20. maddesinde yer alan, "Optisyenlik müessesesinde, göz hastalıkları uzmanı tabipler tarafından yazılmayan ve tabibin adını, diploma veya sicil numarasını, görev adresini veya çalıştığı sağlık kurum ve kuruluşun ismini ihtiva etmeyen reçeteler kabul edilemez ve bu şekildeki reçetelerde yazılı olan numaralı gözlük camları ve her türlü lens satılamaz." şeklindeki ve anılan Yönetmeliğin "Yasaklar" başlıklı 25. maddesinde yer alan, "Aşağıda belirtilen hususların yapılması yasaktır. (a) Müesseselerin, reçetesiz olarak numaralı gözlük camı satmaları, vermeleri veya tavsiye etmeleri ve otorefroktometre ve keratometre gibi bilgisayarlı aletler ile olanlar da dahil olmak üzere, her nevi göz ve görme muayene ve testleri yapmaları veya müesseselerinde bu işlere yarayan her türlü aletleri ve cihazları bulundurmaları..." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, Dosya kapsamında optisyen ...'ın mesul müdürü olduğu kabahatli ... Optik şirketine ait İstanbul İli ... Caddesinde bulunan optisyenlik müessesinde 17/05/2022 tarihinde ... İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından 5193 sayılı Kanun uyarınca yapılan denetim sırasında İbrahim Melih Korusal isimli hastaya ait 20/02/2021 tarihli reçetenin 14/05/2022 tarihinde işleme alınarak numaralı gözlük camı satışı yapıldığından bahisle 1 yılı aşan bir reçetenin işleme konulmasının reçetesiz numaralı gözlük camı satışı kapsamında olduğu değerlendirilerek anılan Kanun'un 6 ve 15/2. maddeleri uyarınca kabahatli şirkete 28.438,00 Tl para cezası verilmiş ise de, 5193 sayılı Kanun'un 6. maddesinde, reçetesiz gözlük camı satışı yapılmasının yasaklanmış olması yanında, geçerli bir reçetenin işleme konulabilme süresine dair yasal bir düzenlemenin de bulunmadığı cihetle, numaralı gözlük camı reçetesinin 1 yılı aşan tarihten sonra işleme konulup numaralı gözlük camı satışı yapılmasının reçetesiz numaralı gözlük camı satışı kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, Kabule göre de, Anılan Kanunda reçetesiz gözlük camı satışı halinde optisyenlere idari para cezası verileceği düzenlemesine karşın, denetimin yapıldığı optisyenlik müessesi mesul müdürü olan ... isimli optisyene idari para cezası uygulanması gerekirken kabahatli şirkete idari para cezası uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE A. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki Kabule Göre Bozma İstemi Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Her ne kadar kanun yararına bozma ihbarnamesinde Kanun'da optisyenlere idari para cezası verileceği düzenlemesi nedeniyle denetimin yapıldığı müessesenin mesul müdürü olan ... isimli optisyene idari para cezası uygulanması gerektiği düşüncesiyle kararın kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de 5326 sayılı Kanun'un 8/1. maddesindeki "Organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir." şeklindeki ve 8/2. maddesindeki "Kanunun, organ veya temsilcide ya da temsil edilen kişide özel nitelikler aradığı hallerde de yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Kanun'un "optisyen" olmak şeklinde özel nitelikler aradığı durumda da tüzel kişinin temsilcisi olan ...'ın tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlediği kabahat nedeniyle tüzel kişiye idari para cezası uygulanabileceği anlaşıldığından, bu hususa dayanan bozma istemi yerinde görülmemiştir.

B. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki Asıl Bozma İstemi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;

Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR A. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki Kabule Göre Bozma İstemi Yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamede yer alan kabule göre bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki Asıl Bozma İstemi Yönünden;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki asıl isteminin KABULÜNE, İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.03.2023 tarihli ve 2023/2362 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, kabahatli hakkında 511.17-6249 sayılı yazı ile uygulanan idari para cezasının İPTALİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/19888, K. 2026/3909, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-19888-e-2026-3909-k-14ae406115f9