Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19849 E. 2025/5811 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19849
- Karar No
- 2025/5811
- Karar Tarihi
HÂKİMLİĞİ : Elmadağ Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/406 Değişik iş KARAR : Başvurunun reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması Elmadağ Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.06.2022 tarihli ve 2022/406 değişik iş sayılı kararıyla, yetki belgesi olduğu hâlde taşıtını yetki belgesine kaydettirmeden kullanmak eylemi sebebiyle 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 26/1-A-3 maddesine aykırılıktan dolayı kabahatli ... hakkında 1.608,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2. Bölge Müdürlüğünün 22.03.2022 tarihli ve ................sayılı idarî para cezası karar tutanağına karşı yapılan başvurunun reddine, itiraz edilen kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine olmak üzere Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi gereğince 1.608,00 Türk lirası vekâlet ücretinin itiraz edenden tahsili ile itiraz edilene verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109797 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109797 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 02/11/2020 tarihli ve 2019/18959 esas, 2020/10129 karar sayılı ilâmında " ... 5326 sayılı Kanunun 22-31. maddelerini kapsayan Dördüncü Bölümünün ''Karar Verme Yetkisi ve Kanun Yolları'' başlığını taşıdığı, anılan Kanunun 27. maddesinin başlığının ''Başvuru yolu'', 29. maddesinin başlığının ise ''İtiraz yolu'' olarak düzenlendiği, yine ''Masrafların ve vekalet ücretinin ödenmesi '' başlıklı 31. maddesinin; ''(1) İdarî yaptırım kararına karşı başvuru yolu harca tâbi değildir. (1) (2) Kanun yoluna başvuru dolayısıyla oluşan bütün masraflar ve vekalet ücreti, başvurusu veya savunması reddedilen tarafça ödenir.'' hükümlerini amir olduğu, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. maddesinin '' (5) Ceza mahkemelerinde görülen tekzip, internet yayın içeriğinden çıkarma, idari para cezalarına itiraz gibi başvuruların kabulü veya ilk derece mahkemesinin kararına yapılan itiraz üzerine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması halinde işin duruşmasız veya duruşmalı oluşuna göre ikinci kısım birinci bölüm 1. sıradaki iş için öngörüldüğü şekilde avukatlık ücretine hükmedilir. Ancak başvuruya konu idari para cezasının miktarı Tarifenin ikinci kısım birinci bölüm 1. sıradaki iş için öngörülen maktu ücretin altında ise idari para cezası kadar avukatlık ücretine hükmedilir.'' hükümlerini içerdiği, tüm bu hususlar uyarınca, hakkında uygulanan idari para cezasının iptali için 5326 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurusu reddedilen muteriz aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği,...'' şeklinde belirtildiği üzere, hakkında uygulanan idarî para cezasının iptali için 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurusu reddedilen muteriz aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği, muterizin yapmış olduğu başvurunun reddedilmesi durumunda bu red kararına karşı anılan Kanunun 29. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulması ve bu itirazının da reddedilmesi gerektiği, aksi kabulün Kanunun kabul ve sistematiğine aykırı olacağı gibi hâk arama özgürlüğünün de önüne geçeceği, somut olayda, muteriz tarafından idarî para cezasının kaldırılması için yapılan başvurunun reddine dair verilen kararın, karara konu idarî para cezasının miktarı itibarı ile kesin olduğu ve muteriz aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 309-310.maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Bu olağanüstü kanun yolunun amacı, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. Eylemin subutuna yönelik delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konular ile şahsi hakka ilişkin konularda kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı gerek Ceza Genel Kurulu gerekse Daire kararlarıyla kabul edilmiştir. Bu itibarla şahsi hak niteliğindeki vekalet ücretine yönelik kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Hâkimliğine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.