Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/20844 E. 2025/4170 K. – Kumar Oynanması
Konu: Kumar Oynanması İçin Yer Ve İmkan Sağlama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/20844
- Karar No
- 2025/4170
- Karar Tarihi
- Konu
- Kumar Oynanması İçin Yer Ve İmkan Sağlama
MAHKEMELERİ : Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesi Bakırköy 40 . Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin,09.04.2019 tarihli kararı ile hükümlü hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 228/1, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği hükmün istinaf edilmeksizin 16.04.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2018 tarihli kararı ile hükümlü hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 228/1, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca uyarınca 10 ay hapis cezası ile 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 11.05.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanunu’nun (5271 Sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2024/10018 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/56960 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/56960sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosyalar kapsamına göre, Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/04/2019 tarihli ve 2017/431 esas, 2019/321 sayılı kararına konu suç tarihinin 15/07/2017, iddianame düzenleme tarihinin ise 23/07/2017 olduğu, Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2018 tarihli ve 2017/474 esas, 2018/315 sayılı kararına konu suç tarihinin 23/07/2017, iddianame düzenleme tarihinin ise 31/07/2017 olduğu, her iki suçun da 23/07/2017 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, suça konu eylemlerin gerçekleştirildiği işyeri adresinin de aynı yer olması nedeniyle fiili kesintinin de oluştuğundan bahsedilemeyeceği, bu haliyle anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu ve suç tarihlerinin yakınlığı dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde kararlar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçu niteliği itibariyle sürekliliği gerektirmektedir. Ancak bu durum, yıllarca devam eden fiilin her zaman tek bir suçu oluşturacağı şeklinde de yorumlanmamalıdır. Fiili veya hukuki kesintinin varlığı halinde ayrı suçların oluştuğu kabul edilmelidir. Hukuki kesinti iddianamenin düzenlenmesi, mahkûmiyet kararı, vazgeçme üzerine verilen düşme kararı, af yasası gibi durumların ortaya çıkması ile gerçekleşmektedir. Fiili kesinti ise failin eylemine ara vermesi veya yakalanması, tutuklanması, askere gitmesi, uzun süre hastanede yatması gibi bir nedenle eylemin sürdürülememesi hallerinde meydana gelmektedir. Bu durumlarda eylemlerin gerçekleştirildiği yer ve araya giren zaman aralığı, yeni bir suç işleme kastı, fiili kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti açısından önem arz etmektedir. Sanığa yüklenen iki eylem arasında hukuki veya fiili kesinti olmadığı durumda eylemin tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin ya da suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu kabul edilerek sanığın her bir eylemi için ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği hususu Dairemizin yerleşik içtihatları ile kabul edilmektedir. İnceleme konusu somut olaya ilişkin, 15.07.2017 tarihinde hükümlünün iş yerinde yapılan arama sonrası kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçunu işlediği iddiası ile soruşturmaya başlandığı, aynı tarihte hükümlünün yakalanması ve ifadesinin alınması ile fiili kesintinin oluştuğu, 23.07.2017 tarihinde ise yine hükümlünün aynı iş yerinde yapılan arama sonrası kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçunu işlemek suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin ise ayrı bir suç işleme kararı kapsamında kalıp ayrı bir suç teşkil ettiği ve suç işleme kararını yenileyen hükümlünün eylemlerinin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak, aynı nitelikteki iki ayrı suçtan iki defa cezalandırılmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi. ...