Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/18242 E. 2025/3859 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/18242
- Karar No
- 2025/3859
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/733 Değişik İş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına dair karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hükümlü ...'ın 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/548 Esas, 2021/1095 Karar sayılı kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2023 tarihli ve 2021/548 Esas, 2021/1095 sayılı ek kararı ile hükümlü müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği, bu karar karşı yapılan itiraz hakkında da mercii İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2023 tarihli ve 2023/733 Değişik İş sayılı kararı ile karar verilmesine yer olmadığına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1.maddesi uyarınca, 07.02.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2024 tarihli ve 2024/18713 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme konusu suçtan açılan kamu davası sonunda, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/10/2021 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine ve sanık hakkında daha önce verilmiş ve kesinleşmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde suç işlediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanun'un 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, sanığın mahkûmiyetine yönelik kararın verildiği tarihte, adlî sicil kaydına göre hakkında daha önce verilen İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 19/12/2019 tarihli ve 2019/383 esas, 2019/654 karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, dolayısıyla karar tarihi itibariyle sanık hakkında incelemeye konu dosya yönünden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, Ancak sanığın adlî sicil kaydında yer alan İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar cezalar Mahkemesinin 19/12/2019 tarihli kararın kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkûm olması üzerine açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 21/03/2019 tarihli kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 18/05/2022 tarihli ve 2022/1509 esas, 2022/2832 sayılı kararı ile bozularak sanığın beraatine kararı verildiği ve İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/10/2021 tarihli kararında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilirken anılan mahkeme kararı haricinde de başkaca bir gerekçe gösterilmediği gibi sanığın güncel adlî sicil kaydına göre de başka bir adlî sicil kaydı bulunmadığı anlaşılmakla, bu aşamada sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanabileceği, sanığın savunmasında da hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep etiği, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak takdiri indirim de uygulanan ve işlediği suçtan da kaynaklı bir zarara da sebebiyet vermeyen ve dolayısıyla objektif unsurlar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumu bulunmadığı anlaşılmakla, sonradan ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla mahallinde çözümlenebileceği cihetle, sanık hakkında İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2023 tarihli ek karar ile yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği ve denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, anılan düzenlemenin uygulanmamasına gerekçe gösterilen İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Mahkemesinin 2019/383 Esas, 2019/654 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın , hükümlünün denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkûm olması üzerine anılan mahkemenin 21.03.2019 tarihli kararı ile açıklandığı ve hükümlünün istinaf başvurusu üzerine de , İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/1509 Esas, 2022/2832 Karar sayılı kararı ile bozularak hükümlünün beraatine kararı verildiği anlaşılmıştır. Hükümlü müdafii tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel adli sicil kaydı kalmadığından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, bu talebin İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesince reddedildiği ve mercii İstanbul 40.Ağır Ceza Mahkemesince de bu hususta kanun yararına bozma yoluna gidilmesi gerektiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir. 2. “Kanun yararına bozma, olağan yasa yollarına başvurulmaksızın kesinleşen hükümde, verildiği zaman yürürlükte bulunan usul veya maddi ceza hukukuna ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olarak başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. 5271 sayılı Kanun’un, Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri başlıklı 311. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrasının (e) bendi; "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: ... e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa, ..." şeklindeki düzenlemeler uyarınca kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan durumlarda yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilecektir. 3. Bu durumda incelenen dosyada, hükümden sonra ortaya çıkan durumun, 5271 sayılı Kanun'un 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olacağı nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine yönelik yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2023 tarih ve 2023/733 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3.maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi. ...