Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/10611 E. 2025/2651 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10611
- Karar No
- 2025/2651
- Karar Tarihi
HÂKİMLİĞİ : Kırıkhan Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/186 Değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : Karar verilmesine yer olmadığı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a aykırı davranma eyleminden kabahatli ... Global Import Export Transit Sanayi Limited Şirketi hakkında yürütülen tahkikat neticesinde, idari yaptırım kararı uygulanmasına yer olmadığına dair Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2021 tarihli ve 2021/35 idari yaptırım defteri numaralı, 2021/3 sayılı kararına karşı yapılan itiraz hakkında Kırıkhan Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.04.2022 tarihli ve 2022/186 değişik iş sayılı kararıyla karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40753 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40753 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 25/10/2021 tarihli ve 2021/35 idari yaptırım defteri numaralı, 2021/3 sayılı idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair karara, ihbar eden kurum vekili tarafından yapılan itirazı müteakip, Kırıkhan Sulh Ceza Hakimliğince yetkili bulunmadığından bahisle itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de; Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 21/04/2016 tarihli ve 2015/47 esas, 2016/16121 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 160. maddesinde Cumhuriyet savcısına, kanunda belirtilen hukuka aykırı fiili öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlama görevinin verildiği, aynı Kanun'un 172. maddesinde, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verileceğinin düzenlendiği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan kabahat tanımı uyarınca suç ya da kabahat arasında uygulanan yaptırım dışında bir fark bulunmadığı, Cumhuriyet savcısının önüne gelen dosyada hukuka aykırı olan fiil nedeniyle yaptırım uygulanması kanaatine varması halinde iddianame düzenlemesi veya kanunda açık hüküm bulunması halinde idari yaptırım uygulaması, idari yaptırım öngören fiil kapsamında kovuşturma olanağı bulunmadığı sonucuna varması halinde ise kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi gerekeceği, somut olayda da Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair kararın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar niteliğinde olduğu cihetle, itirazı incelemeye yetkili merci olarak anılan Hakimlik tarafından işin esasına girilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 27/1-a maddesindeki "İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığından kabahatler yönünden idari yaptırım kararlarına karşı başvuru yolu öngörüldüğü, idari yaptırım uygulanmamasına dair karar yönünden ise herhangi bir kanun yolu öngörülmediği, dolayısıyla Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari yaptırım uygulanmaması şeklindeki kararın 5326 sayılı Kanun uyarınca itirazı kabil bir karar olmadığı, öte yandan 5271 sayılı Kanun'ın 309/1. maddesindeki "Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu..." şeklindeki düzenleme uyarınca ancak temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen kararların kanun yararına bozma istemine konu olabileceği, bu itibarla kanun yararına bozma istemine konu Kırıkhan Sulh Ceza Hâkimliği'nin isabetli bir şekilde kararın itirazı kabil ve başvuru yoluna konu olabilecek bir karar olmadığı gerekçesiyle verdiği karar verilmesine yer olmadığı şeklindeki kararın da kanun yararına bozma istemine konu olabilecek mahiyette bir karar olmadığı anlaşılmıştır. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.