Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/273 E. 2025/7741 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/273
Karar No
2025/7741
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/155 E., 2018/199 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR: Değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 06.06.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.11.2023 tarihli ve 2022/27014 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/125435 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/125435 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında kanun yararına bozma yoluna gidilmesi talebi ile fezleke düzenlenen Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2021 tarihli ve 2021/648 esas, 2021/868 sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu düşünülerek yapılan incelemede; Sanığın evvelce 16/11/2015 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca 04/04/2016 tarihli ve 2016/10023 soruşturma, 2016/344 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, Yine 04/03/2016 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle, Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/04/2016 tarihli ve 2016/1164 soruşturma, 2016/60 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesini müteakip, yetkisizlik kararı verilerek dosyaların birleştirilmesini takiben, Sanığın 16/11/2015 ve 04/03/2016 tarihli eylemleri hakkında açılan kamu davasında, Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarihli ve 2016/921 esas, 2017/150 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Her ne kadar sanığın 16/11/2015 ve 04/03/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde uyuşturucu madde bulundurma eylemlerinin, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 04/04/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce gerçekleştiği, suçun temadi eden suç niteliği nazara alındığında tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiğinden sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği anlaşılmış ise de, yapılan yargılama neticesinde her iki eylem nedeniyle zaten tek ceza almış olması ve hakkaniyet gereği Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarihli ve 2016/921 esas, 2017/150 sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmemekle birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklama dikkate alındığında, Sanık hakkında önceki eylemleri ile ilgili olarak Denizli 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarihli ve 2016/921 esas, 2017/150 sayılı kararı ile mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği 21/02/2017 tarihinde kesinleştiği, sanığın incelemeye konu 06/02/2018 tarihli eyleminin 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi kapsamında verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde erteli mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2018/155 Esas, 2018/199 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında, 06.02.2018 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2018 tarihli ve 2018/5043 Soruşturma, 2018/1817 Esas, 2018/362 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 188/3-5 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.05.2018 tarihli ve 2018/155 Esas, 2018/199 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, TCK'nın 191/2-3. maddeleri uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dosya arasında bulunan Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2017 tarihli ve 2016/921 Esas, 2017/150 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında, 16.11.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2016 tarihli ve 2016/10023 Soruşturma, 2016/344 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının üç yıl süre ile ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, 2. Sanık hakkında, 04.03.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2016 tarihli ve 2016/1164 Soruşturma, 2016/60 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, daha sonra Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının kaldırılarak yetkisizlik kararı ile soruşturma dosyasının Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, 3. Sanık hakkında, 16.11.2015 ve 04.03.2016 tarihli eylemleri nedeniyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2016 tarihli ve 2016/32230 Soruşturma, 2016/10175 Esas, 2016/8497 sayılı iddianamesi ile Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 4. Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2017 tarihli ve 2016/921 Esas, 2017/150 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 21.02.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında; "Bu Kanun'un; a) 188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme gereğince, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve aynı Kanun'un 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle mahkemece 5237 TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlâli niteliğinde görülüyorsa, düşme kararı verilerek Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulması gerekmektedir. Yukarıdaki genel açıklamalar doğrultusunda somut olayda; sanık hakkında, evvelce 16.11.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminden yapılan soruşturma sonucunda Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca 04.04.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın 04.03.2016 tarihli eylemi ile ilgili soruşturmanın birleştirilerek 16.11.2015 ve 04.03.2016 tarihli eylemler nedeniyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2016 tarihli iddianamesi ile Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, ancak 16.11.2015 ve 04.03.2016 tarihli eylemlerin 04.04.2016 tarihli erteleme kararından önce işlenmesi nedeniyle sanığın ihlâl teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığı, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde sayılan dava açma koşulları oluşmadan Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, bu durumda Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek infazın sonucunun beklenmesi gerektiği halde, Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu, kaldı ki; Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2017 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının genel hükümlere göre CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca verildiği, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca verilmediği, bu nedenle tebliğnamedeki 06.02.2018 tarihli inceleme konusu eylemin 14.02.2017 tarihli zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli olduğu şeklindeki düşüncenin yerinde olmadığı, ancak inceleme konusu 06.02.2018 tarihli eylemin, 04.04.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının (erteleme kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmiş olması halinde) ihlâli olabileceği, 06.02.2018 tarihli eylemin erteleme kararının ihlâli olduğunun tespiti halinde TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesince "düşme" kararı verilerek, "durma" kararı vermesi gereken Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği anlaşıldığından, Mevcut hukuka aykırılıkların giderilebilmesi bakımından öncelikle Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2017 tarihli ve 2016/921 Esas, 2017/150 Karar sayılı kararının kanun yararına bozularak mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilmesinin sağlanması, takiben inceleme konusu 06.02.2018 tarihli eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi ve buna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden; Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2017 tarihli ve 2016/921 Esas, 2017/150 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2017 tarihli ve 2016/921 Esas, 2017/150 Karar sayılı kararı yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/273, K. 2025/7741, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2024-273-e-2025-7741-k-1c40feb325d6