Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/275 E. 2025/7742 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/275
Karar No
2025/7742
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/872 değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararına yönelik itirazın "reddi" TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" dair karara yönelik itirazın "reddine", kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 29.11.2023 tarihli ve 2021/14528 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/128521 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/128521 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanıktan ele geçen 3 gram maddenin, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığının 24/03/2014 tarihli raporuna göre, kenevir bitkisinin sapçık ve tohumu olduğu ve elemek suretiyle toz esrar elde edilemeyeceğinin belirtilmiş olması ve sanığın suç tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığının teknik yöntemlerle de belirlenmemiş olması karşısında, sanık hakkında yasal unsurları oluşmayan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraat kararı verilmesi yerine denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanık hakkında, 17.02.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2014 tarihli ve 2014/27455 Soruşturma, 2014/14667 Esas, 2014/6959 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2014 tarihli ve 2014/1039 Esas, 2014/70 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verildiği, kararın doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 29.09.2014 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, 09.10.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirilerek infazı için Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C. Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosya ele alınarak Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2015 tarihli ve 2015/144 Esas, 2015/1479 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu, D. Dairemizin 21.09.2020 tarihli ve 2019/6183 Esas, 2020/3933 Karar sayılı kararı ile; "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" uygulanmasına dair kararın tebliğinin usulsüz olduğu, tedbir kararının kesinleşmediği ve bu karara bağlı 13.07.2015 tarihli mahkûmiyet kararının hukuki değerden yoksun olduğu, sanığın itirazının 08.09.2014 tarihli "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararları durma kararı niteliğinde olup itiraza tabi olması nedeniyle dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verildiği, E. İtirazı inceleyen mercii Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararın bozma istemine konu 18.11.2020 tarihli ve 2020/872 değişik iş sayılı kararı ile, Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2014 tarihli ve 2014/1039 Esas, 2014/70 Karar sayılı kararında herhangi bir usulsüzlük görülmediğinden "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. F. Dosya kapsamına göre, suç tarihinde ele geçen daralı 3 gram maddenin, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığının 24.03.2014 tarihli raporuna göre, net 0,480 gram kenevir bitkisinin sapçık ve tohumu olduğu ve elemek suretiyle toz esrar elde edilemeyeceğinin belirtilmiş olması ve sanığın suç tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığının teknik yöntemlerle de belirlenmemiş olması karşısında, Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında, somut dosya kapsamında uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, sanık uyuşturucu madde kullandığını beyan etmiş ise de, madde ele geçmemesi ve kriminal inceleme yapılamamış olması karşısında uyuşturucu madde olarak kabul edilemeyeceği, suçun maddi delilinin elde edilemediği, bu durumun delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesini aşan mutlak hukuka aykırılık hali olduğu anlaşıldığından, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle mercii tarafından "itirazın kabulüne" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli ve 2020/872 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/275, K. 2025/7742, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2024-275-e-2025-7742-k-20a7f5a634fd