Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/287 E. 2025/7744 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/287
Karar No
2025/7744
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2018/204 E., 2019/74 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 13.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16.Ceza Dairesinin 11.10.2021 tarihli ve 2020/766 Esas, 2021/1306 Karar sayılı "düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2023 tarihli ve 2022/34605 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/124947 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/124947 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen sanığın daha evvel 12/04/2016 tarihinde işlediği ve incelemeye konu dosya yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesine göre yasal dayanak teşkil eden aynı nev'i suçtan dolayı hakkında Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 22/09/2016 tarihli ve 2016/3325 soruşturma, 2016/1796 esas, 2016/1643 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkûmiyetine dair Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2019 tarihli ve 2018/204 esas, 2019/74 sayılı kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Sanığın 31/07/2016 tarihinde bu kez de inceleme konusu aynı türden suçu işlemesi sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan davanın yapılan yargılaması sonunda Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2017 tarihli ve 2017/124 esas, 2017/231 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi üzerine de Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2019 tarihli ve 2019/241 esas, 2019/462 sayılı kararı ile anılan hükmün açıklandığı ve kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla, Dosya kapsamına göre, Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2019 tarihli kararına konu dosyada, sanığın 12/04/2016 tarihindeki kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçu nedeniyle Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/3325 nolu soruşturma dosyası kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi sonrasında, sanığın denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle hakkında açılan kamu davasında yukarıda izah edilen şekilde mahkûmiyetine karar verildiği ve adı geçen sanığın daha evvel 12/04/2016 tarihinde işlediği ve Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2019 tarihli karar yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesine göre yasal dayanak teşkil eden aynı nev'i suçtan dolayı hakkında Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 22/09/2016 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2019 tarihli ve 2018/204 esas, 2019/74 sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmış ise de, bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu ve süresinin gösterilmediği; 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereğince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği; yine Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/09/2021 tarihli ve 2019/8201 esas ve 2021/8593 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlal oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Niğde 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/204 Esas ve 2019/74 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 12.04.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2016 tarihli ve 2016/3325 Soruşturma, 2016/73 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, 24.06.2016 tarihinde infazı için Niğde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2016 tarihli ve 2016/3325 Soruşturma, 2016/1796 Esas, 2016/1643 sayılı iddianamesi ile Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2016 tarihli ve 2016/642 Esas, 2016/648 Karar sayılı kararı ile, müdürlükçe yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine, denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verildiği, düşme kararının istinaf edilmeksizin 19.01.2017 tarihinde kesinleştiği, 4. Düşme kararından sonra, 12.04.2016 tarihli aynı eylem nedeniyle Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2017 tarihli ve 2017/676 Soruşturma, 2017/55 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun doğru şekilde gösterildiği, kararın şüpheliye 12.06.2017 tarihinde tebliğ edilerek 25.07.2017 tarihinde infazı için Niğde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 5. Şüphelinin 11.10.2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine erteleme kararı kaldırılarak Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2018 tarihli ve 2017/676 Soruşturma, 2018/3343 Esas, 2018/2804 sayılı iddianamesi ile Niğde 5.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 6. Yapılan yargılama sonucunda Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 06.02.2019 tarihli ve 2018/204 Esas, 2019/74 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Niğde 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli ve 2019/241 Esas, 2019/462 Karar sayılı kararının incelenmesinde: Sanık hakkında 13.03.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2019 tarihli ve 2019/2331 Soruşturma, 2019/1424 Esas, 2019/1235 sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Niğde 2.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.06.2019 tarihli ve 2019/241 Esas, 2019/462 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 11.10.2021 tarihli ve 2020/766 Esas, 2021/1306 Karar sayılı kararı ile "düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" kesin olarak karar verildiği, dolayısıyla istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen işbu kararın kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı, anlaşılmıştır. C. Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/383 Esas, 2021/487 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında 31.07.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2017 tarihli ve 2017/937 Soruşturma, 2017/703 Esas, 2017/515 sayılı iddianamesi ile Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ve 2017/124 Esas, 2017/231 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, 1 yıl tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 12.09.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Sanığın denetim süresi içerisinde 08.10.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2020/475 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/383 Esas, 2021/487 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 14.12.2021 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; Kanun yararına bozma istemine konu Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli ve 2019/241 Esas, 2019/462 Karar sayılı kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, dolayısıyla kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı, ancak Tebliğname içeriğinden de anlaşılacağı üzere; doğrudan açılan kamu davasında verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/383 Esas, 2021/487 Karar sayılı kararının kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla, Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/383 Esas, 2021/487 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/383 Esas, 2021/487 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/287, K. 2025/7744, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2024-287-e-2025-7744-k-4cd8892ab888