Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/3476 E. 2025/7746 K. – Kenevir Ekme

Konu: Kenevir Ekme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3476
Karar No
2025/7746
Karar Tarihi
Konu
Kenevir Ekme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/139 E., 2019/23 K. SUÇ : Kenevir ekme İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 11.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/29052 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/54024 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/54024 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde, 2-Dicle Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamanın 20.03.2019 tarihli son celsesinde sanık hakkında hüküm kurulmaksızın kısa karar verilmeden duruşmanın sonlandırıldığı anlaşılmış ise de, "Duruşma Tutanağının İçeriği" başlıklı 5271 sayılı Kanun'un 221/1-i maddesinde yer alan "1) Duruşma tutanağında; .... i) Hüküm yer alır." şeklindeki düzenleme ile "Duruşmanın sona ermesi ve Hüküm" başlıklı aynı Kanun'un 223/1 maddesinde yer alan "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir.." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Mahkemesince yapılan yargılamanın son celsesinde sanık hakkında hüküm niteliği taşıyan kısa karar verilmesi gerekirken, hüküm kurulmadan karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanık hakkında, 07.06.2012 tarihinde işlediği "kenevir ekme" suçundan yapılan soruşturma sonunda, Dicle Cumhuriyet Başsavcılığının 20.06.2012 tarihli ve 2012/320 Soruşturma, 2012/115 Esas, 2012/59 sayılı iddianamesi ile 2313 sayılı Kanun’un 23/5, 5237 sayılı TCK’nın 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Dicle Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2013 tarihli ve 2012/62 Esas, 2013/59 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği, Cumhuriyet savcısının kararı sanık aleyhine temyiz ettiği, C. Dairemizin 12.09.2017 tarihli ve 2013/9478 Esas, 2017/3677 Karar sayılı kararı ile, kenevir ekme suçu sabit olduğu halde mahkûmiyeti yerine beraatine karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, D. Bozmadan sonra, Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.03.2019 tarihli ve 2017/139 Esas, 2019/23 Karar sayılı kararı ile, 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34. ve 230. maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin belirtilmesi ve bu fiillerin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulması, 2. Dicle Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamanın 20.03.2019 tarihli son celsesinde sanık hakkında hüküm kurulmaksızın kısa karar verilmeden duruşma sonlandırılmış ise de, "Duruşma Tutanağının İçeriği" başlıklı 5271 sayılı Kanun'un 221/1-i maddesinde yer alan "1) Duruşma tutanağında; .... i) Hüküm yer alır." şeklindeki düzenleme ile "Duruşmanın sona ermesi ve Hüküm" başlıklı aynı Kanun'un 223/1 maddesinde yer alan "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, Mahkemesince yapılan yargılamanın son celsesinde sanık hakkında hüküm niteliği taşıyan kısa karar verilmesi gerekirken, hüküm kurulmadan yargılamaya son verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli ve 2017/139 Esas, 2019/23 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/3476, K. 2025/7746, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-3476-e-2025-7746-k-a2eeef03e54a