Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19811 E. 2026/4572 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19811
- Karar No
- 2026/4572
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/41 E., 2023/815 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak mahkûmiyeti TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/292 Esas, 2022/746 Karar sayılı kararı ile sanığın 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 17.05.2023 tarihli ve 2023/41 Esas, 2023/815 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak, sanığın 6831 sayılı Kanun'un 93/1, 93/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50, 52, 62. maddeleri uyarınca 30.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık müdafiin temyiz sebepleri; bilirkişiye sorulan sorular ile iddialarının sübuta erdiğine, bilirkişinin 12 00... lik alanın suç tutanağındaki koordinatlara göre nereye tekabül ettiğinin tespit edilemeyeceğine ilişkin beyanda bulunduğuna, sanığın atılı suçu işlediğini kanıtlar nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin delil elde edilemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraati gerektiğine, bilirkişi raporlarında suç tutanağında gösterilen alanın tespitinin yapılamadığına, maden ocağında günlük işleyişle ilgili emir ve talimatların teknik eleman ve formenler tarafından verildiğine, daimi nezaretçinin maden ocağında yetkili ve sorumlu kişi olduğuna, olayda zorunluluk hali bulunduğuna, aracın arızası nedeniyle yükün geçici olarak boşaltıldığına, mahkûmiyet kararını bozan istinaf dairesinin kendi kararına uyan ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak hukuki hataya düştüğüne ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; suç tutanağında bahse konu alanın önceden pasa döküm sahası olup izninin bittiğinin belirtildiğine, 2005 yılından beri pasa döküm sahası olarak kullanılan alanın Toprak Holding firmasından sanığın firması tarafından devralındığına, iznin iptaline dair sanığa yapılan bildirimin dosya içinde bulunmadığına, sahaya fiziken bir kamyon pasa döküldüğünün tespit edildiğine, sanığın işgal ve faydalanma kastı sabit olmadığından beraat, gerektiğine, netice cezanın 6.000 TL yerine 30.000 TL olarak belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli kararı ile sanığın 6.000 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu hüküm sadece sanık müdafi tarafından istinaf edildiği ve aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığı halde, Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek yapılan inceleme neticesinde, sanığın 30.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle kazanılmış hakkının ihlal edilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR "Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafi ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, sanık hakkında kurulan hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün "Sanığın ekonomik ve sosyal durumu gözetilerek TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca 1 günlüğü takdiren 100,00 TL üzerinden hesap edilmek suretiyle (3 00... ) 30.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," bendinden sonra gelmek üzere hükme ''Bozma öncesi aleyhe istinaf bulunmadığı gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak hükümleri gereği, sanığın cezasının 6.000 TL adlî para cezası üzerinden infazına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.