Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19212 E. 2026/3845 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/19212
Karar No
2026/3845
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1257 E., 2023/334 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istemi yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I-Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II- Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan suça sürüklenen çocuğun, bu parayı ödemek istemediğini beyan etmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak; 1.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4.maddesinde yer alan "Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." hükmü ile aynı Kanun'un 106/11.maddesinde yer alan "infaz edilen hapsin süresi, adlî para cezasının tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre kalan adlî para cezası tahsil edilir." şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak, ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesi,

2.Yargılamaya Çocuk Mahkemesi sıfatıyla bakıldığı için, karar tarihindeki tarifeye göre çocuk mahkemeleri için ön görülen 8.700 TL yerine Asliye Ceza Mahkemeleri için öngörülen ücrete hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321.maddesi gereği BOZULMASI, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322.maddesi gereği; hükmün (9) numaralı bendinde yer alan "ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin çıkartılması, hükmün (13) numaralı bendinde yer alan "taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde tamamının tahsiline ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin SSÇ'ye ihtarına," ibaresi çıkartılarak yerine "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edileceğinin ihtarına," ibaresinin eklenmesi ve hükmün vekâlet ücretine ilişkin bendinde yer alan "9.200,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "8.700,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASI, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/19212, K. 2026/3845, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-19212-e-2026-3845-k-1187c5c3ffef