Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/15468 E. 2026/3785 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15468
Karar No
2026/3785
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1767 E., 2022/1688 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/250 Esas, 2021/815 Karar sayılı kararı ile sanığın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun 91/1, 91/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51, 52, 62. maddeleri uyarınca erteli 4 ay 5 gün hapis ve 1660 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, motorlu testere ve emvalin müsaderesine karar verilmiştir.

B. İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2021/1767 Esas, 2022/1688 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde, duruşma açılmadan yapılan incelemede, sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri; tanık ...'ın sanığı ağaç keserken gördüğünü beyan ettiğine, tanığın görgüye dayalı bilgisi, ihbarın içeriği ile uyumlu olay yeri tespitleri ve sanığın sabıkası gözetilmeden beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

2.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; tanık ...'ın sanığın ağaç kestiğini görmesi üzerine ihbarda bulunduğuna, ihbar üzerine suça konu yere gidildiğinde meşe ağaçlarının kömür haline getirildiğinin ve yaş-kuru odun karışımının tespit edildiğine, tanık ...'ün beyanlarının dosya kapsamına uygun olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Davanın dayanağını oluşturan ve 6831 sayılı Kanun'un 82. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan saç tutanağına göre, ihbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından orman alanında yapılan incelemede, kesilen emvallerin bir kısmının kömür yapılarak taşındığının, bir kısmının daha önceden kesilip suça konu yerde olmadığı görülüp 2 ster yaş ve kuru karışımı emvalin muhafaza altına alınması, tanık ...'ın defne yaprağı toplamaya gittiğinde sanığı ağaç kesip kömür yaparken alınması, tanık ...'ın defne yaprağı toplamaya gittiğinde sanığı ağaç kesip kömür yaparken gördüğünü ve ihbar ettiğini beyan etmesi, bu beyan gibi suça konu yerde yaş ve kuru emvalin tespit edilmesine göre ağaçların bir kısmının tutanak tarihine yakın tarihte kesildiğinin anlaşılması, tanık ...'ün ihbar içeriği ile uyumlu şekilde orman alanında meşe ağaçları kesildiği ve bir kısımının kömür haline getirildiğinin tespit edilmesi, bilirkişi raporunda orman sayılan yerde dikili halde kesilin meşe ağaçlarının büyük bir bölümümün odun kömürü yapılarak sahadan çıkarıldığının belirlenmesi karşısında, sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yerinde görülmeyen gerekçeyle beraatine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sanığın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 91/1, 91/4. maddelerince mahkumiyetine ilişkin Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2021 tarihli hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli kararıyla hükmün kaldırılarak sanığın beraatine dair verilen kararın temyiz incelemesinde Dairemiz çoğunluk görüşünce sanığın atılı suçtan mahkumiyeti gerektiği yönünde verilen bozma kararına, sanığın beraatine dair kurulan hükmün yerinde olduğu düşüncesiyle iştirak edilmemiş ve bu nedenle karşı oy yazmak gerekmiştir.

Çünkü; Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Ceza Dairelerinin istikrarlı içtihatlarında belirtildiği üzere, amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir. Ceza yargılaması, failin suçu işlediği yönünde ve hakkında kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte şüphe bulunup bulunmadığının tespit edildiği soruşturma evresi ile başlar ve kamu davası açılmasını gerektirir yeterlilikte delil elde edilememesi veya en azından kuşku bulunması halinde kovuşturmaya yer olmadığına, dava açılmasını gerektirir yeterlilikte bir şüphe veya delil bulunması halinde ise iddianame tanzim olunarak açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde kanunda belirtilen hükümlerden birinin verilmesi ve hükmün kesinleşmesi ile sona erer. Kovuşturma evresi sonucunda mahkemece değerlendirilen deliller, suçun var olduğu ve yargılamaya konu olan fiilin sanık tarafından işlendiği hususunda yeterli vicdani kanaat oluşturuyorsa mahkûmiyet hükmü kurulacak, aksi durumda sanığın beraatına karar verilecektir. Somut olaya ilişkin dosyasının incelenmesinde davanın dayanağını oluşturan suç tutanağına göre, ihbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde söz konusu yerde bir kısım emvalin kömür yapılarak taşındığı, bir kısım emvalin ise daha önceden kesilerek taşındığı belirlenmiştir. Sanık tüm aşamalarda suçlamayı reddederek ihbarda bulunan tanık ... tarafından kendisine iftira atıldığını, kömür ocağı ile ilgisinin olmadığının beyan etmiştir. Tanık ..., defne ağacı toplamaya gittiği sırada sanığı odun keserken gördüğünü ve ihbar ettiğini, daha önce de sanığın kendisini başka bir olaydan dolayı şikayet ettiğini ifade etmiştir. Tutanak tanığı tarafından da ihbar üzerine suça konu yere gidilerek tutanak düzenlendiği beyan edilmiştir. Tutanak tanıklarının sanığın ağaç kestiğine dair görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, sanıkla arasında husumet bulunan tanık beyanına dayalı olarak suç tutanağının düzenlendiği, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden Bölge Adliye Mahkemesinin beraat gerekçesi yerinde olup sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin esastan reddi ve bu kararın onanması gerektiğinden Daire çoğunluğunun sanığın mahkumiyeti gerektiğine yönelik bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 01.04.2026

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/15468, K. 2026/3785, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-15468-e-2026-3785-k-2be3fb620091