Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/1324 E. 2023/11186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1324
- Karar No
- 2023/11186
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/131 E., 2022/312 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 20.03.2007, 16.04.2005 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Andırın Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli ve 2014/73 Esas, 2015/196 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/31309 Esas, 2016/5482 Karar sayılı ilâmıyla; bekletici mesele kararına rağmen davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi ve müsadere hususunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Andırın Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2015/131 Esas, 2022/312 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve suça konu yerdeki ağaçların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların temyiz nedenleri, suça konu taşınmazın aile evi olduğuna, her iki sanık hakkında ceza verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, davanın zamanaşımına uğradığına, kadastro mahkemesinde mülkiyete yönelik dava açıldığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.16.04.2005 tarihinde yapılan kontrolde 550 mlik alanda meyve ağacı dikildiği tespit edilmiştir. 2.20.03.2007 tarihli tutanakta betonarme ev ve meyve bahçesi tespit edilmiştir. 3.Sanıklar hakkında iki ayrı suç tutanağı düzenlenmesi üzerine açılan davaların birleştirilerek temyiz incelemesine konu dosyada sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. 4.Sanıklar savunmalarında dava konusu yerin ormanla ilgisi bulunmadığını, aynı yerle ilgili daha önce yargılanıp beraat ettiklerini beyan etmiştir. 5.Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerde orman ve arazi kadastrosu yapılmadığı, memleket haritası ve amenajman planına göre suça konu yerin orman sayılan yerlerden olduğu tespit edilmiştir. Fen bilirkişi raporunda 681 m2lik alanda 27 m2lik bina ve 23 adet meyve ağacı olduğu bildirilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı Kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun' un 23 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun' un 250 nci maddesinde hüküm altına alınan seri yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun' un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri uyarınca dosyanın seri yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden karar verilmesi, 3.Sanıklar hakkında 16.04.2005 ve 20.03.2007 tarihinde düzenlenen suç tutanakları nedeniyle açılan kamu davalarının yapılan yargılamaları sonucunda dosyaların birleştirilmesine karar verilerek temyiz incelemesine konu hükmün kurulduğu, hükümde sanıklar hakkında hangi tarihli eylem nedeniyle mahkûmiyet hükmü kurulduğunun gerekçede ve hüküm fıkrasında açıklanmayarak gerekçesiz hüküm kurulması, 4.Dosya kapsamından, Andırın Kadastro Mahkemesi'nin 2009/297 Esas sayılı dosyasının 11.09.2008 tarihli celsede bekletici mesele yapılmasına karar verildiği, bu dosyanın davalılarından birinin de sanık ... Kuşçu olduğu, davanın suça konu yeri de kapsayan men'i müdahale ve tespite itiraz davası olduğu anlaşılmakla, bekletici mesele sayılmasına karar verilen dosyanın akıbeti araştırılıp sonucuna göre hüküm tesisi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Andırın Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2015/131 Esas, 2022/312 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.