Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11837 E. 2023/11158 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11837
Karar No
2023/11158
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/146 E., 2020/66 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 05.02.2014, 05.03.2014 HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanığın 05.02.2014 Tarihli Eylemine Yönelik Asıl Dava Dosyası Yönünden; 1.İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 04.09.2014 tarihli ve 2014/271 Esas, 2014/501 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay hapis ve 400,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve suça konu bandrolsüz ürünlerin müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2016/3021 Esas, 2019/4972 Karar sayılı ilâmıyla sanığın benzer mahiyette dava dosyalarının bulunması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.İstanbu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2019/146 Esas, 2020/66 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 2.500 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinde "bozma öncesi verilen kararların sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek sanığın 05/03/2014 tarihli eylemden dolayı mahkememizin 17/12/2014 gün ve 2014/288 Esas 2014/629 Karar sayılı kararıyla verilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ve 2000 TL adli para cezası ile 05/02/2014 tarihli eylemden dolayı mahkememizin 04/09/2014 gün ve 2014/271 Esas 2014/501 Karar sayılı kararıyla verilen 1 yıl 4 ay hapis cezası ve 400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının ödenmemesi halinde infaz edilecek sonuç cezanın 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasının geçemeyeceğine", hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve suça konu bandrolsüz ürünlerin müsaderesine karar verilmiştir. B. Sanığın 05.03.2014 Tarihli Eylemine Yönelik Birleşen Dava Dosyası Yönünden; 1.İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 17.12.2014 tarihli ve 2014/288 Esas, 2014/629 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve suça konu bandrolsüz ürünlerin müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2016/13997 Esas, 2019/4973 Karar sayılı ilâmıyla sanığın benzer mahiyette dava dosyalarının bulunması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/132 Esas, 2019/554 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının, aynı Mahkemenin 2019/146 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın 2019/146 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; verilen ceza kendisini ve ailesini mağdur edeceğinden anılan kararın esas ve usulden bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İl Denetim Komisyonu üyelerince yapılan denetimlerde sanığa ait isimsiz iş yerinde bandrol yükümlülüğüne aykırı olduğu tespit edilen ürünler bulunduğunun görülmesi üzerine, Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden yapılan aramalarda, duvarda ve yerde satışa hazır vaziyette bulunan; asıl dava dosyasına ilişkin olay tutanağına göre, 32000 adet bandrolsüz master film DVD'si ile 50 adet bandrolsüz Bluray film, birleşen dava dosyasına ilişkin olay tutanağına göre ise 1050 adet master film DVD'si ele geçirildiği tespit edilmiştir. 2.Sanık asıl dava dosyasına ilişkin savunmasında, borçları olduğu için bu işi yapmak zorunda kaldığına ilişkin ikrarda bulunmuş, birleşen dava dosyasına ilişkin savunmasında ise, suça konu ürünlerin bulunduğu iş yerini suç tarihinden iki gün önce Ahmet isimli bir şahsa herhangi bir belge düzenlemeden devrettiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir. 3.Bilirkişi raporları ile ele geçirilen ürünlerin tamamının yasal olmayan yollarla çoğaltıldıkları ve bulunması zorunlu bandrolleri taşımadıkları tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2019/146 Esas, 2020/66 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığın temyiz başvurusu üzerine bozma kararı verilen önceki hükümlerde asıl dava dosyasında 1 yıl 4 ay hapis ve 400,00 TL adlî para cezasına, birleşen dava dosyasında ise 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, bozma sonrası hükmedilen 1 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 2.500 TL adlî para cezasının CMUK’nun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak ilkesine aykırılık teşkil etmediği gözetilmeden, hükmün devamında "bozma öncesi verilen kararların sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek sanığın 05/03/2014 tarihli eylemden dolayı mahkememizin 17/12/2014 gün ve 2014/288 Esas 2014/629 Karar sayılı kararıyla verilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ve 2000 TL adli para cezası ile 05/02/2014 tarihli eylemden dolayı mahkememizin 04/09/2014 gün ve 2014/271 Esas 2014/501 Karar sayılı kararıyla verilen 1 yıl 4 ay hapis cezası ve 400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının ödenmemesi halinde infaz edilecek sonuç cezanın 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasının geçemeyeceğine" şeklinde karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2019/146 Esas, 2020/66 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (8) numaralı paragrafının hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11837, K. 2023/11158, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-11837-e-2023-11158-k-53e43e6ad115