Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/11801 E. 2026/5678 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/11801
- Karar No
- 2026/5678
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/324 E., 2022/1411 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2019/595 Esas, 2021/507 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3/ 18... /22. maddeleri gereğince neticeten 3 yıl 9 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
B. İstinaf Antalya Bölge Adliyesi Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/324 Esas, 2022/1411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılmadan yapılan incelemede; sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatine ve eşyanın İl Sağlık Müdürlüğüne teslimine karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanığın savunmasına itibar edilerek, eksik inceleme ile verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, sanığın eyleminin suç teşkil ettiğine, bu sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın kullanımında olan depoda sahte alkollü içki ve etil alkol bulunduğu bilgisi ile araştırma yapılmak üzere adrese gidildiğinde, depo görünümlü yerin camından içeri bakıldığında çok sayıda 30 litrelik bidonlar görülerek durum Cumhuriyet savcısına saat: 16.00 sıralarında bildirilmiş olup, suç konusu ürünlerin kaçırılma veya gizlenme ihtimalinin bulunmasının makul şüphe ve gecikmesinde sakınca bulunan halin varlığını göstermesi üzerine Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle alınan yazılı arama kararı uyarınca mahalle muhtarının hazır bulunduğu, sanığın kiraladığı depoda yapılan aramada, üzerinde herhangi bir ibare bulunmayan 30 litrelik 84 adet bidon içerisinden analiz sonucuna göre hacmen %96 oranlarında etil alkol olan 2520 litre alkol içeren sıvının ele geçirildiği olayda; suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinde belirtildiği üzere ''Ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ya da taklit veya yanıltıcı bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri taşıyan tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden, satışa arz eden veya satan, bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. '' hükmü gereğince, ele geçen etil alkol içeren sıvının ticari mahiyette olması nedeniyle sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı gözetilerek sanığın mahkûmiyetine, dava konusu eşyalar yönüyle ise müsadere kararı verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraat kararı ve eşyanın müsaderesi yerine İl Sağlık Müdürlüğüne teslimine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesinin (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan idare vekilinin temyizi üzerine, bölge adliye mahkemesinin beraate ilişkin kararının aramanın hukuka uygun olmaması nedeniyle esastan reddine karar verilmesi yerine, sayın çoğunluğun hükmün sübutu kabul edilerek yazılı gerekçeyle bozulmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı CMK'nun 116. maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Yasanın 119. maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının, Cumhuriyet Savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır. Makul şüphenin varlığı halinde verilecek adli arama kararında hangi hususlara yer verilmesi gerektiği ise 5271 sayılı Yasanın 119. maddesinde ve Yönetmeliğin 7. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddeler uyarınca arama kararında; aramanın nedenini oluşturan fiil, aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya, karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi, aranılacak eşyanın elde edilmesi halinde el konulup konulmayacağı hususlarının açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamına göre; alkol üretimi yapıldığına ilişkin alınan istihbari bilgi üzerine sanığın kullanımındaki depoda dışarıdan bakıldığında bidonların bulunduğunun görülmesi üzerine Cumhuriyet Savcılığından arama yapılması için talepte bulunulduğu, Cumhuriyet Savcısı tarafından ilgili Sulh Ceza Mahkemesinden arama kararı verilmesi talebinde bulunulmaksızın doğrudan gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle yazılı arama emri verildiği, arama emrinde gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçesi belirtilmediği gibi dosya içerisinde bulunan arama tutanağının tarih ve saati incelendiğinde aramanın hafta içi mesai saatleri içerisinde yapılmış olması nedeniyle arama kararının savcılık tarafından verilemeyeceği, Dairemizin 07.12.2022 tarih ve 2022/17971 K, 08.12.2022 tarih ve 2022/18050 K, 26.05.2022 tarih ve 2022/10858 K, 27.01.2022 tarih ve 2022/1669 K gibi yerleşik kararlarında belirtildiği gibi, buna göre yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkumiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetildiğinde, bölge adliye mahkemesinin beraate ilişkin kararının esastan reddi yerine aramanın hukuka uygun olduğu gerekçisiyle bozulmasına karar verilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 28.04.2026