Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/4433 E. 2026/5805 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4433
Karar No
2026/5805
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/699 E., 2024/582 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Keşan Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2024 tarihli ve 2024/286 Esas, 2024/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 58... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 150.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimi uyarınca çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.12.2024 tarihli ve 2024/699 Esas, 2024/582 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafii Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediğine, delillerin usulsüz olarak toplandığına, samut delil bulunmadığına, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın uyuşturucu madde sattığı bilgisi üzerine, Sulh Ceza Hakimliğince sanığın ikametinde anama kararı verilmesi üzerine, ikamette ..., sentetik kannabinoidler grubunda yer alan maddeler, hassas terazinin ele geçirildiği, sanığın bu itibarla uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur" hükmünün düzenlendiği, söz konusu hüküm gereği, "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi"nin aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmasının zorunluğu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2016/18-1146 Esas, 2020/68 Karar sayılı kararında bahsedildiği üzere "kollukça yapılan aramalarda arama tanığı bulundurma zorunluğunun kabul edilme sebebinin ileride doğabilecek iddiaların, aslında orada olmayan delillerin görevlilerce yerleştirildiği gibi uygulamada sıklıkla karşılaşılan suçlamaların önüne geçmek ve böylece aramanın her türlü şüpheden uzak bir şekilde yapılmasını ve arama sonucunda elde edilen delillerin güvenilirliğini sağlamak olduğu", 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılan aramanın icrası bakımından hukuka aykırı olduğu ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğu", 5271 sayılı Kanun'un yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği hükmünü düzenleyen 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ile kanuna aykırı olarak elde edilen delilin reddolunacağı hükmünü düzenleyen 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağı, bu itibarla dosya kapsamında bulunan ikamet arama, el koyma ve yakalama başlıklı kolluk tutanağında hazirun bulunduğuna ilişkin ibare bulunmamakla birlikte, tutanağın altında isim ve imzalarının da bulunmadığı, mevcut belgeler ile değerlendirildiğinde ikamette ele geçirilen ve mahkumiyete esas kabul edilen delillerin usulsüz olarak toplandığının kabul edilmesi gerektiği, hazirunlar eşliğinde tanzim edilen başkaca tutanak var ise de buna ilişkin tutanağın aslının yahut onaylı örneğinin dosya arasına alınması sureti ile hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.12.2024 tarihli ve 2024/699 Esas, 2024/582 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma kararındaki gerekçeye göre sanık ...'ın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Keşan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/4433, K. 2026/5805, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-4433-e-2026-5805-k-dd2c189dc2d2