Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/18241 E. 2026/6258 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/18241
Karar No
2026/6258
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/85 E. 2021/393 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi gereğince kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 226. maddesi uyarınca 6545 sayılı Kanun'la değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son, 3/5, 3/10. maddesinden ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

2.Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan ... İdaresinin mahkemece katılmasına karar verildiği halde gerekçeli kararda sıfatının "katılan'' olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3.Suça konu kaçak eşya hakkında ... İdaresine yazı yazılarak bilirkişinin tespit ettiği CIF değer üzerinden Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit (KEMT) Varakası düzenlettirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4.Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi delaleti ile anılan Kanun'un 3/5 ve 3/10. madde ve fıkraları uyarınca hüküm tesis edilmesi gerekirken, delalet maddesinin hükümde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması.

5.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığının anlaşılması karşısında, kovuşturma aşamasında sanığa yapılacak ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak gösterilmesi gerektiği de dikkate alınarak, sanığa, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde, hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtarı yapılmayan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,

6.Sanıktan ele geçen kaçak eşya hakkında düzenlenen 24.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen gümrüklenmiş değerin normal değerde olduğu ve aleyhe bozma yasağı netice ceza belirlendikten sonra gözetilebileceği halde, gerekçede ve hükmün (3.) bendinde fahişlik artırımının kazanılmış hak nedeniyle uygulanmadığı şeklinde hüküm tesisi,

7.Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,

8.Suça konu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine hükmedilmesi gerekirken, delalet maddesinin hükümde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.

.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/18241, K. 2026/6258, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-18241-e-2026-6258-k-ba7d676e7c52