Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/3808 E. 2026/7363 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3808
- Karar No
- 2026/7363
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/897 Esas, 2023/1452 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 7249 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle eklenen 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ve 2020/416 Esas, 2021/628 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmedilmiştir.
B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 27.09.2023 tarihli ve 2022/897 Esas, 2023/1452 sayılı Kararı ile katılanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılanın Temyiz İstemi İstinaf Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işleyerek kendisini mağdur ettiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, isnada konu paraların sanığa teslim edilmesinin avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından kendisine duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, isnadın sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği nazara alınarak, bu suç yönünden değerlendirme yapılması gerekirken, İlk Derece Mahkemesince isnadın zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamışır. Sanık hakkında beraat kararı verildiği halde karar başlığında suç tarihi ve yeri gösterilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c madde-fıkra ve bendine muhalefet edilmesi mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanın temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince verilen Kararda, katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.