Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4906 E. 2025/7230 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4906
- Karar No
- 2025/7230
- Karar Tarihi
SAYISI : 2015/578 E., 2016/400 K. ..., ... SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, mühür bozma HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kaçakçılık suçundan mahkûmiyet, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mühür bozma suçundan mahkûmiyet, suça konu akaryakıtın gümrüklenmiş değeri kadar para tutarının ve nakil araçlarının müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafi, sanık ... ve müdafi, sanık ... ve müdafi, sanıklar ... ve ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I- Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Mühür Bozma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 12.05.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanık ... müdafi ile sanıklar ... ve ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ... ve ... hakkında mühür bozma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Suça konu eşyanın 26050 kg motorin olması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 61. ve 3/1. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanıkların benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz eden fiili, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği halde, sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayin edilmesi,
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
3.Sanıklar ... ve ... hakkında takdiri indirim uygulanması sırasında 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası yerine, maddi hesap hatası sonucu 5 yıl 7 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
4.Suça konu eşyanın değerinin fahiş olması sebebiyle sanıkların cezalarında yarı oranında artırım yapılması sırasında, uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince artırım yapıldıktan sonra, suça konu eşyanın değerinin fahiş olması sebebiyle 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
6.Sanık ... hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
7.Suça konu eşyanın karşılığını oluşturan değerin 5237 sayılı Kanun'un 55/2. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
8.5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsadere kararı verilebilmesi için nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği anlaşılmakla, ruhsat sahibi olan malen sorumlu şirket tarafından, 27 Y 8381 plakalı nakil aracının, kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla sanığa teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gözetilerek, 27 Y 8381 plakalı nakil aracının iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
9.Malen sorumlu lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
10.Gümrük İdaresinin katılmasına karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında ''Katılan'' yerine "Müşteki", "Şikâyetçi" ve "Suçtan zarar gören" olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafi, sanık ... ve müdafi, sanık ... ve müdafi, sanıklar ... ve ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanıkların sonuç cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 07.05.2025 tarihinde karar verildi.