Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/30705 E. 2025/5719 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30705
- Karar No
- 2025/5719
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5303 E., 2021/2812 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hakkının ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. Maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2019/146 Esas, 2019/628 Karar sayılı kararı ile sanığın izin tecavüzü suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2019/5303 Esas, 2021/2812 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün kaldırılarak sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b, 73 ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın temyiz istemi; yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğine, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, kıt kanaat çalışarak geçimini sağladığına, sabıkasız olduğunun da göz önüne alınarak hakkında karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre; 1.Sanığın aşamalardaki savunmalarında annesinin ölmüş olduğunu, babasının kendileriyle birlikte yaşamadığını, evin geçimini kendisinin sağladığını, anneannesinin hastalandığını, kardeşinin de ayağının kırıldığını, onlara bakacak kimsenin olmadığını, onlara bakabilmek için Birliğine geç katıldığını beyan ettiği, sanığın aile nüfus kaydına göre annesinin 2012 yılında öldüğü ve suç tarihinde yetişkin kardeşinin bulunmadığı ve 14.12.2018 tarihinde kendiliğinden gelerek Birliğine katıldığı göz önüne alındığında sanığın olay tarihinde kardeşinin ayağının kırılıp kırılmadığı, buna ilişkin bir raporun bulunup bulunmadığı, olay tarihinde babasının çocukları ile birlikte oturup oturmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın Birliğine geç katılmasını haklı kılacak bir mazeretinin olup olmadığı değerlendirilmeden, keza 09.05.2019 tarihinde Andırın Asliye Ceza Mahkemesince tespit edilen savunmalarında rahatsızlığı sebebiyle kendisini hastaneye sevkettiklerini ve askerlik yapamayacağının söylendiğini, rahatsızlığının devam etmesi üzerine 1 ay hava değişimi izni verildiğini, Adana Balcalı Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, ameliyat olmayı beklediği için Birliğine katılamadığını beyan etmesi karşısında; sanığın beyan ettiği rahatsızlığı yönünden görmüş olduğu tedavilere ilişkin sağlık kayıtlarının getirtilerek askerlik hizmetini yerine getirmesine mani bir sağlık probleminin bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden sonra karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; 2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 07.12.2018-14.12.2018 yerine 07.12.2018 olarak yazılması,
3. Sanığa atılı izin tecavüzü suçunun 1632 sayılı Kanun'un Ek 11. maddesinde sayılan sırf askeri suçlardan olduğu göz önüne alındığında; aynı Kanun'un Ek 8. maddesinde yer alan; "Ek Madde 8 – (Ek: 31/3/2005-5329/1 md.; Değişik: 23/6/2016-6722/11 md.) Askeri mahkemeler ve adli yargı mahkemeleri tarafından verilen kısa süreli hapis cezaları; 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile yükümlü erbaş ve erler hakkında Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlara, diğer askeri şahıslar hakkında ise aynı fıkranın (a), (b) ve (d) bentlerinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Ancak aşağıdaki hâllerde kısa süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlara çevrilemez: A) Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın dört ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması. B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi. C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi. 1076 sayılı Kanun hükümlerine göre askerlik hizmetini yerine getiren yükümlüler ile yükümlü erbaş ve erler hakkında verilen kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların yerine getirilmesi askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılır. (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/2 md.) Sırf askerî suçlar ile hapis cezasının üst sınırı üç ayı geçen askerî suçlar hakkında, önödeme hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.