Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/27388 E. 2025/3485 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27388
Karar No
2025/3485
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/240 E., 2021/922 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılarak hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu, Bakanlık vekilinin 09.12.2020 tarihli dilekçesi ile katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, Bakanlığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/2. maddesine göre katılan ve Bakanlık vekilinin de katılan Bakanlık vekili olarak davaya kabulüne karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Midyat Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuk ve sanığın atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde suça sürüklenen çocuk hakkında istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, sanık hakkında ise aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın ve suça sürüklenen çocuğun katılan mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri sabit iken suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi ile sanık hakkında eylemin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğuna, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanlarının soyut ve çelişkili olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.

C. Katılan ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın ve suça sürüklenen çocuğun katılan mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri sabit iken suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi ile sanık hakkında az cezaya hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.

D. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, şüpheden uzak, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın atılı suçtan beraatine dair İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken istinaf mahkemesi tarafından sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden 1.Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1. cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddeleri gereği 11 yıl 3 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Suç tarihi olan 2011 - 2012 yıllarından, temyiz incelemesi tarihine kadar, 11 yıl 3 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Sanık Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden Olayın intikal şekli ve süresi, savunma, tanık beyanları, tutanaklar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ile katılan ve katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan ve katılan mağdure vekili ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/27388, K. 2025/3485, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-27388-e-2025-3485-k-c808a8e9f267