Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35320 E. 2025/5075 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35320
- Karar No
- 2025/5075
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... müdafinin temyiz isteminin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
A. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafinin temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarihli, 2011/5-137 Esas ve 2013/58 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "aynı davada yargılandığı bir suçtan beraat eden, diğer suçtan ise mahkum olan sanık hakkında müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat ettiği suç açısından avukatlık ücretine hükmedilmesinin gerekmeyeceği" gözetilerek, Dairemizce sanık ... hakkında aynı davada yargılandığı özel belgede sahtecilik suçundan düşme kararı verildiğinden, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamış, Tebliğname'de bu yönden düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekili, sanık ... ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede; 1. Sanık ...'ün UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kayıtlarına göre hükümden sonra 27.01.2019 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu; 2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'e yüklenen “Özel belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımlarının, kesen son sebep olan sanık ... hakkında iddianamenin düzenlendiği 13.04.2015, sanıklar ..., ..., ...'in sorgularının yapıldığı 20.04.2015, ..., ..., ..., ...'nin sorgularının yapıldığı 25.05.2015, sanık ...'un sorgusunun yapıldığı 01.07.2015, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın sorgularının yapıldığı 16.09.2015, sanıklar ..., ...'ın sorgularının yapıldığı 07.12.2015, sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 11.05.2015, sanıklar ..., ...'in sorgularının yapıldığı 17.06.2015, sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 09.10.2015, sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 10.07.2015, sanıklar ..., ...'nın sorgularının yapıldığı 05.06.2015, sanık ...'in sorgusunun yapıldığı 15.07.2015, sanık ...'in sorgusunun yapıldığı 08.10.2015, sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 11.05.2015, sanık ...'un sorgusunun yapıldığı 19.06.2015, sanık ...'ün sorgusunun yapıldığı 08.05.2015 ve sanık ...'in sorgusunun yapıldığı 16.06.2015 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, Bu itibarla katılan vekili ve cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının ölüm ve gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedenleriyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nin 193. maddesine yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.