Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39153 E. 2025/5370 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/39153
- Karar No
- 2025/5370
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2018/2564 E. 2019/99 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2017/18 Esas, 2018/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 43/1, 52, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 120.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.01.2019 tarihli ve 2018/2564 Esas, 2019/99 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanık müvekkil ile daha önceki fiillerin failleri olan ve tespit edilemeyen diğer kişilerle fikir ve eylem birliği içinde olmadığına, atılı suçu işlemediğine, ayrıca suçun teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın eyleminin TCK'nın 158/3 kapsamında değerlendirilip, daha fazla ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, TCK'nın 158/3 maddesinin yürürlük tarihinin suç tarihinden sonra olması, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ile dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.