Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/28306 E. 2023/11473 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/28306
- Karar No
- 2023/11473
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/355 E., 2020/385 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2014 tarihli ve 2012/1513 Esas, 2014/576 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hapisten çevrilen 3.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2014 tarihli kararının sanık ... ve katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2016/21388 Esas, 2020/8085 Karar sayılı ilâmıyla; 15.04.2020'de yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tebdirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile sanık lehine getirilen düzenlemelerin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/355 Esas, 2020/385 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 54 üncü maddesi uyarınca hapisten çevrilen 1.500,00 TL adlî para cezası ve doğrudan 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu telefonlardan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan gelen cevap ekindeki listede işaretli olmayan IMEI numaraları yazılı 12 adet cep telefonunun müsaderesine ve kaçak olmadığı tespit olunan 18 adet cep telefonunun ise sanığa iadesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'ın temyiz sebepleri; suç kastı olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; ihbar üzerine kolluk görevlilerince sanık ...'a ait Canlar İletişim isimli iş yerinde Bakırköy 12. Sulh Ceza Mahkemesinden alınan arama kararına istinaden yapılan aramada fatura ve belgesi ibraz edilemeyen 30 adet cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın bozma öncesi aşamalarda; telefonları müşterilerden kaçak olduğunu bilmeden aldığını savunduğu, bozma sonrası 29.12.2020 tarihinde ise gümrüklenmiş değerin iki katı katı tutarı ödeyecek maddi durumunun olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 3.Suça konu telefonlara ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından düzenlenen 12.04.2023 tarihli sorgulama raporu dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle suçun sübûtuna yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasına maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, yirmiikinci fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe kanunun tespiti yerine, 6545 sayılı kanun ile yapılan değişik öncesi 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması aleyhe temyiz bulunmadığında bozma nedeni yapılmamıştır. 2.Sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarına göre 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eylemine “Basit Yargılama Usûlü” uygulansa bile sonuç ceza sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/355 Esas, 2020/385 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.