Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/17825 E. 2025/3046 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17825
- Karar No
- 2025/3046
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/493 E., 2015/786 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Suç örgütü kurma suçundan; sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat, suç örgütüne üyelik suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı beraat, kaçakçılık suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ... bir kısım eylemlerden, sanıklar ..., ..., ... hakkında ayrı ayrı beraat, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi, ..., ... ve ... plakalı nakil araçlarının müsaderesi, diğer nakil araçlarının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin kapsamına göre; bütün sanıklar hakkındaki beraat ve mahkûmiyet hükümlerine ilişkin hükmün tamamına yönelik temyiz isteminde bulunduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır. I.Suç Örgütü Kurma ve Suç Örgütüne Üye Olma Suçlarından; Sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Beraat Hükümlerine İlişkin Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Sanıklar hakkında açılan davanın niteliğine göre, Gümrük İdaresi’nin suçtan doğrudan zarar görmediği cihetle; davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II.Sanık ...'ın Temyiz İstemine Yönellik Sanık ...'a 26.12.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra sanık ... tarafından 25.01.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık ...'ın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, III.Kaçakçılık Suçundan; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkındaki Beraat Hükümlerine, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik; Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği zamanaşımı süresinin kesen son işlem olan sanıklar ... ve ...'ın savunmalarının alındığı 05.08.2014 tarihinden, diğer sanıklar yönünden ise anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımı süresini kesen son işlem olan mahkûmiyet kararının verildiği 03.12.2015 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak akaryakıtlar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesinin yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54/4. madde ve fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, davaya konu ...,... ve ... plakalı nakil vasıtalarının trafik kaydındaki tedbir şerhleri kaldırılmak suretiyle sahiplerine İADESİNE, IV.Sanıklar ..., ..., ... ... ve ... Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/11, 3/12 ve 4/2. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan ve iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanmak suretiyle mahkûmiyetlerine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 1.Olay tutanaklarına ve dosya kapsamına göre; 09.06.2013 tarihinde 70 litre ulusal marker seviyesi geçersiz motorin, 16.05.2013 ve 17.06.2013 tarihlerinde ise markere tabi biodizel ve çözücü solvent karışımı akaryakıt ele geçirildiği, suça konu akaryakıtların ülkeye kaçak yollarla sokulduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, buna göre de sanık ...'ın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, sanık hakkında uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun'un 3/12. maddesi gereği hüküm tesisi, 2.Olay tutanağına göre, 20.09.2013 tarihinde ele geçirilen 7.967 litre kaçak akaryakıta ilişkin 29.11.2013 tarihli İnönü Pal analiz raporunda numunenin % 2,6 oranında çözücü (solvent), % 97,4 oranında mineral yağ içerdiğinin belirtilmesi karşısında; sanık ...'in eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/12. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, sanık hakkında uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun'un 3/11. maddesi gereği hüküm tesisi, 3.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11, 3/12. maddeleri kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıkların lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11., 3/12 maddeleri ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/11, 3/12, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 4.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. 5.Dava konusu kaçak akaryakıtların tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yazılı şekilde karar verilmesi, Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve malen sorumlu ... ile sanıklar ... ve ... müdafileri, sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.