Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/24548 E. 2025/7270 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24548
- Karar No
- 2025/7270
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/195 E. 2020/341 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollaması ile 3/5, 3/10 maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi, 2.Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Suça konu gümrük kaçağı 61.000 paket sigaranın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla fahiş değerde olduğu gözetilerek sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasının (10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22.fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek) uygulanması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayini, 4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05.02.2016, iddianame düzenleme tarihinin 09.02.2016 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, yargılaması devam eden Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1020 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 01.09.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 29.02.2016 olduğu, Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 5.Suçtan zarar gören ve kendisini vekil ile temsil ettiren Gümrük İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi, 6. Dava konusu kaçak sigaraların müsaderesi sırasında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.