Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/17646 E. 2025/6320 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17646
Karar No
2025/6320
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/160 E., 2015/347 K. KATILANLAR : Gümrük İdaresi, ... SUÇLAR : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadere TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin vekâlet ücretine hasren olan temyiz istemi yönünden; suç tarihi 11.05.2013 öncesi olan dosyalar yönünden suç tarihleri ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Diğer temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanık ... Hakkındaki Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yolu açık olup, kararın temyizinin mümkün bulunmadığı ve itiraz merciince yapılan inceleme sonucu verilen kararın da kesin nitelikte olduğu gözetilerek, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II- Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Suç Tarihleri 17.11.2012, 15.12.2012, 17.12.2012, 14.02.2013, 15.02.2013, 19.02.2013 ve 22.02.2013 Olan Dosyalara İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihleri ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı sigara olmasına göre, sanıkların eylemlerinin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanık ..., Sanık ..., Sanık ... Müdafiin Suç Tarihleri 17.11.2012, 15.12.2012, 17.12.2012, 14.02.2013, 15.02.2013, 19.02.2013, 22.02.2013 Olan Dava Dosyalarına İlişkin Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden; Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 10.03.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, III- Sanık ... Hakkında Suç Tarihleri 25.03.2013 ve 11.05.2013 Olan Dava Dosyalarına İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Suç ve iddianame tarihlerine göre yapılan incelemede, hukukî kesintinin iddianame düzenlenmesi ile oluşacağının kabulü ile sanık hakkında aynı Mahkemenin birleşen 2013/548 Esas sayılı dava dosyasında 12.03.2013 tarihli iddianamenin düzenlenmesi ile hukukî kesintinin oluşacağı, dolayısıyla suç tarihi 25.03.2013 olan birleşen 2013/1140 Esas sayılı dava dosyasındaki eyleminin, suç tarihi 11.05.2013 olan birleşen 2014/271 Esas sayılı dava dosyasındaki eylemi ile birlikte 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde, 25.03.2013 tarihli eyleminin suç tarihleri 14.02.2013, 15.02.2013, 19.02.2013, 22.02.2013 olan dava dosyaları ile birlikte değerlendirilerek hüküm tesis edilmesi, 2. Suç tarihi, (zincirleme suç hükümleri kapsamında suç tarihinin, en son işlenen suç tarihi olan 11.05.2013 olacağının kabulü ile) suç ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 3. Ele geçen gümrük kaçağı eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken aynı Kanun'un 54/1. maddesi müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/17646, K. 2025/6320, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-17646-e-2025-6320-k-685c27b23d2c