Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/471 E. 2025/7536 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/471
- Karar No
- 2025/7536
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/125 E., 2024/132 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, İlk Derece Mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafilerinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 26.01.2020 tarihli eylemi sabit ise de; 01.02.2020 tarihinde haklarında ayrıca kovuşturma yürütülen...'da uyuşturucu madde ele geçirilmesi olayına ilişkin olarak; adı geçen dava dışı sanıklar hakkında İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2020 tarih, 2020/105 Esas ve 2020/209 Karar sayılı kararı ile ".... Görevlilerce edinilen istihbari bilgilerin uyuşturucunun getirileceği araç plakası, paketin teslim edileceği saat dahi belirtilecek kadar ayrıntılı olduğu dolayısıyla çuvalın aranabilmesi için adli arama kararının bulunması gerektiği, cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal sebebiyle 01/02/2020 günü saat 17:20 ile 01/02/2020 günü saat 20:30 saatleri arasında bir defaya mahsus arama kararı verildiği, tutanakta aramanın yazılı arama kararı verildikten sonra ve arama kararının kapsadığı saatler olan 17:25 sıralarında yapıldığı belirtilmiş ise de; görevlilerce sanığın teslim aldığı çuvalda yapılan aramanın tutanak tanığı ...ın beyanları ve sanık vekillerinin sunmuş olduğu arama anına ilişkin görüntülerden de anlaşılacağı üzere henüz yazılı arama kararı alınmadan önce sanıklar yakalandıktan kısa bir süre sonra saat 15:30 sıralarında yapıldığı, dolayısıyla adli arama kararı olmaksızın yapılmış arama olduğunun anlaşıldığı, çuval içerisinde yapılan aramanın gerek CMK gerekse PVSK hükümleri gereğince adli arama kararına dayandırılmadan yapılmış olması nedeniyle arama sonucu elde edilen 3440 gram gelen esrar elde edilmesine elverişli Hint keneviri bitki parçalarının yasal delil olarak nitelendirilerek, hükme esas alınamayacağı," gerekçesiyle beraat kararı verildiği ve kararın istinaf incelemesi neticesinde kesinleştiği anlaşılmış olup; oluşa ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda, suça konu maddelerin ele geçtiği çuvalın 5271 sayılı CMK'nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun olarak aranmadığı, hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddenin, "suçun maddi konusu" ve "suçun delili" olarak hükme esas alınamayacağı, bu husus uyuşturucuya sevk eden sanık için de geçerli olduğu bu nedenle suçun maddi konusunun bulunmadığı, dolayısı ile suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden eylem sabit görülerek sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde karar verildi.