Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2019/9883 E. 2023/3883 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2019/9883
Karar No
2023/3883
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/969 E., 2015/745 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî düzeltilerek onama, kısmî düşme Sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2014/969 Esas, 2015/745 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalafet suçundan; neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezasına ve eşya müsaderesine, 2.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten 1 yıl 3 ... hapis ve 40,00 TL adlî para cezasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuk hakkında hapis cezasının ertelenmesi müessesesinin uygulanmaması, kurum lehine iki vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz sebepleri; suç konusu sigaraları içmek için aldığından ticari amacı olmadığına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuğun beyanlarına göre kesin delil bulunmadığından beraatı yerine cezalandırılmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Kolluk kuvvetlerince sanık ...'e ait olan iş yerinde yapılan idari kontroller esnasında, iş yerinde hazır bulunan suça sürüklenen çocuk ...'in kaçak sigara satışı yaptığı görülerek muhtelif markalarda 95 paket kaçak sigara muhafaza altına alınmıştır. 2.Sanık ... savunmasında, sigaraları satmak için iş yerinde bulundurduğunu, yeğeni suça sürüklenen çocuk ...'in sigaralarla ilgisi olmadığını beyan etmiştir. 3.Suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk ... savunmasında, bahse konu iş yerine emaneten baktığını, bu sırada bir kaç paket sigara sattığını, sigarların kaçak olduğunu bildiğini, ancak satmanın suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 4.Bilirkişi tarafından düzenlenen 12.02.2015 tarihli raporda, suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu belirtilmiştir. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden 1.Katılan ... İdaresi vekilinin münhasıran suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemi ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; 12-15 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereği tebliğnamedeki düşüncenin aksine 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.10.2015 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden Sanığın iş yerinde ele geçirilen 95 paket kaçak sigarayı satmak üzere bulundurduğunu beyan etmesi nedeniyle sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanık lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği ve anılan madde gereği suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin kanuni koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delâletiyle aynı maddenin beşinci fıkrası gereği temel ceza belirlendikten sonra, aynı maddenin onuncu fıkrası gereği uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden anılan kanunun 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları birlikte yazılarak doğrudan 3 yıl hapis ve 6 gün adlî para cezasına hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür. 3.Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 28.10.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 24.11.2014 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında, Dairemizin, 23.09.2020 tarihli ve 2017/14448 Esas, 2020/13146 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2015 tarihli ve 2014/987 Esas, 2015/69 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 26.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 24.11.2014 olduğu, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyaların aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması, 4.İddianamede 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereği sanığın cezalandırılmasının talep edildiği görülmekle 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delâletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları gereği ek savunma hakkı tanınmaksızın uygulama yapılması, 5.Hüküm fıkrasında sanığın, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delâletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları gereği cezalandırılmasına karşın hükmün gerekçesinde anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereği cezalandırılmasına karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki ve karışıklık yaratılması, isabetli bulunmamıştır. 6.24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. 7.Suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2014/969 Esas, 2015/745 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2014/969 Esas, 2015/745 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2019/9883, K. 2023/3883, T. 18.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2019-9883-e-2023-3883-k-4719fb604fde