Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16765 E. 2023/4151 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16765
Karar No
2023/4151
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi red - kısmî bozma ... vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Maliye Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.a) Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2013 tarihli ve 2013/1002 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 02.02.2013 tarihli eylemi yönünden kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması için açılan kamu davasında Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2014 tarihli ve 2013/230 Esas, 2014/404 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca sonuç olarak 6 ... hapis cezası ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşya müsaderesine karar verilmiştir. b) Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.06.2019 tarihli ve 2016/7677 Esas, 2019/32497 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında "... 5237 sayılı Kanun 'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin tartışılması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. c) Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/442 Esas, 2020/52 Karar sayılı kararı ile Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/632 Esas sayılı dosyası ile 5271 sayılı Kanun'un 8 inci ve devamı maddeleri gereğince birleştirilmesine kararı verilmiştir. 2.a) Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2013 tarihli ve 2013/130 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 08.03.2013 tarihli eylemi yönünden kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü, 58 inci ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması için açılan kamu davasında Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2013 tarihli 2013/71 Esas, 2013/377 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca sonuç olarak 6 ... hapis cezası ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşya müsaderesine karar verilmiştir. b) Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.06.2019 tarihli ve 2015/17109 Esas, 2019/32496 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında "... 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin tartışılması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2019/632 Esas, 2022/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci, 53 üncü, 58 inci ve 54 üncü maddeleri uyarınca 3 ... hapis cezası ve 60,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.... vekilinin temyiz isteği yönünden; birleşen dosya yönünden de vekâlet ücretine hükmedilmesi talebine yöneliktir. 2.Sanığın temyiz isteği yönünden; ürünlerin kaçak olmadığına, beraatine karar verilmesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.08.03.2013 tarihinde; İhbar üzerine kolluk görevlilerince durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki aracın koltuğu üzerinde bulunan siyah renkli el çantası içerisinden gümrük kaçağı 5 adet cep telefonu ele geçirilmiştir. 2.02.02.2013 tarihinde; bir erkek şahsın kaçak cep teleonu sattığı bilgisi üzerine aynı gün kolluk görevlileri elinde siyah laptop çantası bulunan sanığın yanına giderek ilçede ne amaçla bulunduğunu sorduklarında sanık elinde bulunan çin malı cep telefonlarını satmak amacı ile Salihli ilçesine geldiğini söyleyerek çantayı açıp 3 adet gümrük kaçağı cep telefonlarını rızası ile teslim etmiştir. 3.Sanık her iki dosya yönünden cep telefonlarını satmak için bulundurduğunu ikrar etmiştir. 4.Ana ve birleşen dosya yönünden 24.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda; ele geçen cep telefonlarının yabancı menşeili ve kaçak olduğu, 2.144,77 TL gümrüklenmiş değerinin bulunduğu belirlenmiş, bu değerin suç tarihi itibarıyla pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. ... Vekilinin Temyiz Başvurusu Yönünden Atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Hazine ve Maliye Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyiz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmıştır. B. Sanığın Temyiz Başvurusu Yönünden Ele geçen kaçak cep telefonlarının miktar itibarıyla ticari mahiyette olması ve sanığın atılı suçlara ilişkin ikrarı karşısında sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6455, 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe kanunun tespiti yerine, 6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 6545 sayılı Kanunla ve 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması hukuka aykırı görülmüştür. 2.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Hüküm fıkrasında sanığa 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği halde gerekçe kısmında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince sanığın cezasında 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmek suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturulması hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 5.Kaçak olduğu anlaşılan cep telefonlarının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası atfı yapılmadan ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı maddenin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. ... Vekilinin Temyiz Başvurusu Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2019/632 Esas, 2022/333 Karar sayılı kararına yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanığın Temyiz Başvurusu Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2019/632 Esas, 2022/333 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/16765, K. 2023/4151, T. 02.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-16765-e-2023-4151-k-71b9a509ee21