Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/817 E. 2026/761 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/817
Karar No
2026/761
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/329 E., 2025/1487 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/97 E., 2024/778 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahale talep eden ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek işlerden olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. TALEP Talep eden vekili dilekçesinde; şirket hakkında İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/359 E. sayılı ilamına istinaden iflas kararı verildiğini, müvekkili şirketin iflas kararı verilmesine neden olan tüm borçlarının ödediğini, ödenmemiş hiçbir borcu kalmadığını, devam eden kayıt kabul ve kayıt terkin davası bulunmadığını ileri sürerek, şirket hakkında verilen iflas kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, müflis şirket hakkındaki iflas kararının kesinleştiği, iflas zabıt defterinde yer alan kayıtlara göre masaya karşı derdest kayıt kabul davasının bulunmadığı, yapılan incelemelerde, iflas masasına alacak kaydı yaptıran ve sıra cetveline kaydedilen alacaklarının itfa edildiği, SGK ve vergi dairelerinden borç olmadığına dair kayıtların geldiği yönünde bilirkişi raporunda kanaat bildirildiği, iflas dairesinin 01.11.2024 tarihli cevabi yazısı ile bu rapora itiraz etmediğini açıkladığı, bilirkişi raporundaki tespitlere yönelik iflas dairesinin iflasın kaldırılmasına engel olabilecek bir beyanının olmadığı, alacaklarını masaya yazdırmış olan iflas alacaklıları ile ilgili yapılan incelemelerin sonucunda alacakların itfa olunduğu, kayıt kabul davasının mevcut olmadığı, başkaca haberdar olunması gereken kişinin bulunmadığı, masa alacaklarının da tam olarak ödendiğinin tespit edildiği, alınan rapor ve iflas müdürlüğü kayıtlarına göre iflasın kaldırılmasının şartlarının oluştuğu, başka mahkemede 2024 yılında dava açtığını belirten ve müdahale talep eden ...'nun itfa edilmesi gereken bir alacağının bulunmadığı, feri müdahale talep eden vekilin dilekçe içeriği gözetildiğinde asilin sıra cetveline kabul edilmiş ve alacağını masaya yazdırmış alacaklı olmadığından iflasın kaldırılması noktasında rızasının alınmasına gerek olmadığı gerekçesiyle talebin kabulüne karar verilmiştir.

III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; iflasın kaldırılmasını incelemeye yetkili görevli ve yetkili mahkemenin şirketin iflasına karar veren İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, kaldırma kararının iflas kararı veren mahkeme tarafından verilmediğini, iflasın kaldırılması için ayrı bir dava açılmasına gerek olmadığını, iflas davasına bakan mahkemeden talepte bulunulması gerektiğini, ayrı bir dava açılarak davaya görevsiz ve yetkisiz mahkeme tarafından bakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından iflasın kaldırılması için kanunda aranan şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmediğini, sadece bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edildiğini, davacının hileli davranışlarına karşılık ilgili bilgi ve belgeleri sunmak için taraflarına fırsat verilmediğini belirterek, bilirkişi raporuna karşı itiraz süresi dolmadan karar verildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, fer'i müdahil vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/817, K. 2026/761, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-817-e-2026-761-k-52b71bf36d69