Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5073 E. 2026/10678 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5073
- Karar No
- 2026/10678
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1690 Esas, 2026/200 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/713 Esas, 2024/171 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3887 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu parselin numarası 3887 olduğu hâlde, kararda 3867 olarak yazıldığını, Anayasa Mahkemesinin faize ilişkin fıkrası iptali sonrasında yasal bir düzenleme yapılmadığından bu şekilde faize hükmedilemeyeceğini, bedelin yüksek belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olduğunu, taşınmazın çıplak değerinin hesaplanmasının ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin ortalama verim hesabına göre yapıldığını çift ürün ve yüksek hasat hususunun dikkate alınmadığını objektif artış oranının en az % 400-500 olarak hesaplanarak değerin belirlenmesi gerektiğini, 2023 yılı resmi verilerine göre hesap yapılması gerektiğini, belirlenen değerin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın çıplak değerinin hesaplanması sırasında münavebe ürünü olarak alınan ürünlerin, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında olması gerektiğine ilişkin Yargıtay kararları bulunduğunu, arta kalan alanda değer azalışı bulunduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ile resmi verilerin uyumlu ve münavebeye alınan ürünlerin yörenin münavebe sistemi ile uyumlu olduğu, bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, mahkemece kurulan faiz hükmünde ve arta kalan alanın yüzölçümü, geometrik durumuna göre bu kısım için belirlenen değer azalış oranında bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar dava konusu taşınmazın parsel numarası 3887 olduğu halde kararda 3867 olarak yazılmış ise de bu hususun Mahkemesince her zaman düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde bulunduğu anlaşıldığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca Anayasa Mahkemesi iptal kararı ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, tespit edilen fark kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. İlk Derece Mahkemesi kararında dava konusu taşınmazın parsel numarası 3887 olduğu hâlde, kararda 3867 olarak yazılması infazda tereddüt yaratacağından doğru görülmemiştir.
4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde bulunan "3867"sayısının hükümden çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı "3887"sayısının yazılması, yine aynı bentte yer alan "yasal faiz" ibaresinin çıkartılarak yerine "kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.