Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/3280 E. 2026/3612 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3280
- Karar No
- 2026/3612
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1004 E., 2025/707 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/399 E., 2022/530 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı şirketin fizik tedavi ve rehabilitasyon branşına kayıtlı özel sağlık hizmeti sunucusu olduğunu, davalı ile aralarında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile arasındaki sözleşme gereğince hastalara hizmet vererek, bu hizmetin karşılığı alacakları için de fatura düzenlediğini, Kurumun faturalarda yer alan alacaklarından bir kısmı için haksız kesinti kararı aldığını, bu kesinti kararı neticesinde davacının 497.084,29 TL alacağının ödenecek hak ediş tutarından kesilmesine karar verildiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kesinti kararının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, sağlık hizmeti sunucularının Kurum ile yaptığı sözleşme neticesinde sözleşmenin konusu, şekli, fesih nedenleri, hak ve yükümlülükleri, sorumlulukları ve yaptırımlarını kabul etmiş sayıldığını, davacının imzaladığı sözleşmenin hükümlerine uymakla yükümlü olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2018 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Sağlık Alım Satım Sözleşmesi uyarınca davalı Kurumun davacı şirkete uyguladığı kesintinin haklı ve yerinde olduğu, davacı tarafından hasta bazında yapılan kesinti işleminin hangi gerekçe ile iptali yönünde somut bir açıklamasının olmadığı hasta bazında yapılan kesinti işleminin yerinde olduğuna dair gerekçelerin de birinci ve ikinci ek raporda ayrıntılı olarak bildirildiği, davacı tarafça dosyaya kazandırılan belgelerin kesinti işleminin iptali için iptalini gerektirecek miktarda olmadığı, bazı hastalar için konulan tanının tek başına FTR hekiminin koyabileceği tanı türünden olmadığı gibi tek hekim raporu ile tedavinin de planlanamayacağı bazı hastalarda başka bir tanı kodunun kullanıldığı, hastaların geçmişi değerlendirilmeden ya da başkaca kodlu rapor ile hastanın tanımlanmasının Genel Tıp ve FTR ilim ve fenine aykırı olduğu bazı hastalarla tanıyı destekleyen tetkik ve değerlendirmeler olmadan yalın muayene ile FTR ekibi tarafından tanı konulduğunu, bu ve benzer nedenlere bağlı olarak kesinti işlemi yapılmasını haklı ve yerinde olduğu, kesinti miktarlarının da uygun miktarda olduğu uzman bilirkişi heyetince tespit edilip bildirildiği, yapılan kesinti işleminde bir usulsüzlük ve mevzuata aykırı bir husus görülmediği, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın dava dilekçesinde belirtilen haksız kesinti miktarı harçlandırılmaksızın, maktu harç yatırılmak suretiyle haksız kesintilerin iptalini talep ettiği, Mahkemece bir harç tamamlama işlemi gerçekleştirilmeksizin davanın reddine ve karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli hazırlanmadığını, itirazlarının karşılanmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; Kurum lehine maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hasta bazında sunulan evrak ve raporlar incelenerek hazırlanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hesaplamanın mevzuata uygun olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.