Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4254 E. 2026/760 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4254
Karar No
2026/760
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/613 E., 2025/820 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/414 E., 2025/49 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin borçlu ...'dan olan alacaklarının ödenmemesi üzerine hakkında Kozan İcra Dairesinde 2015/5134 Esas sayılı dosyası ile 01.12.2015 tarihinde yapmış olduğu takip sonucunda, takibin yasal süresi içinde kesinleşmesine müteakiben 22.01.2016 tarihinde borçlunun gayrimenkullerinin haczedildiğini, davalı ...'in, borçlu ... hakkında ... 3.1cra Daires'nin 2014/7058 Esas sayılı dosyası ile 21.11.2015 tarihinde yapmış olduğu takip sonucunda 11.01.2016 tarihinde borçlunun gayrimenkullerini haczettirdiğini, davalı ...'in 18.08.2016 tarihinde yapılan ihale neticesinde 690.000,00 TL karşılığında müvekkilininde haczettiği ... ili ... ilçesi, 1561 Ada, 11 Parselde tapuya kayıtlı 4 katlı betonarme binanın 1/2 payını alacağına mahsuben ihaleden satın aldığını, borç1u ... tarafından ihalenin feshi davası açılmış ise de reddedildiğini ve kesinleştiğini, İcra Dairesince kendilerinden önce 11.01.2016 tarihinde haczettirmiş olan davalı ...'in (879.815,85) Liralık alacağına, düzenlediği 09.02.2018 tarihli sıra cetvelinde birinci sırayı verdiğini, kendilerini ise ikinci sıraya geçirdiğini, bu durumdan sıra cetvelinin taraflarına 02.03.2015 tarihinde tebliği üzerine haberdar olduklarını, davalının gerçekte borçluda hiçbir alacağının olmadığını, davalı ...'in borçluyla aralarında herhangi bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle takip ve alacağın muvazaalı olduğunu, borçlu, savcılığa yaptığı suç duyurusunda söz konusu senetleri ...'e borca karşılık değil başta eşi ...'un açtığı boşanma davasından kaynaklanabilecek tazminat ve sair alacaklıların açacakları takiplerden de kurtulmak için imzaladığını beyan ettiğini, her zaman düzenlenmesi mümkün olan bononun, alacağın varlığını kanıtlamaya tek başına yeterli delil olarak kabul edilemeyeceğini, muvazaalı bir takibe dayalı olarak düzenlenen sıra cetvelinin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, davalıya isabet eden hissenin tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin borçlu ...’a ait taşınmazın tamir ve tadilat işleri için anlaştığını ve işini yaptığını, borçlu ...’un yapılan iş bedellerini ve borçlarını ödememesi üzerine takibe konu bonoları verdiğini, bonoların ödenmemesi üzerine de ... 3. İcra Dairesinin 2014/7058 Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, müvekkili aleyhine borçlu tarafından yapılan ceza şikayeti müvekkilin alacağının gerçek olduğunu gösterdiğini, davacının takip konusu ettiği bono tanzim tarihi 28.06.2014 vade tarihi 25.08.2014 olarak göründüğünü, müvekkilin alacaklı olduğu bonoların tanzim tarihi ise 15.02.2014 tarihi olduğunu, İİK 142 md.si uyarınca davacının alacağının itiraz olunan alacaktan önce doğması gerektiğini, davacı alacağı müvekkili alacağından doğmuş ve takibe konu edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından borçlu ... hakkında Kozan İcra Dairesinin 2015/5134 Esas sayılı icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından borçlu ... hakkında ... 3. İcra Dairesinin 2014/7058 Esas sayılı icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında takip mesnedi olarak 10... .02.2014 tanzim tarihli 60.000,00 TL bedelli bonolar nedeniyle ve toplam 600.000,00 TL asıl alacak olduğu, her ne kadar bonoların her zaman düzenlenebilecek nitelikte delil ise de; davalının dava dışı borçlu İsmail'e ait taşınmazda tadilat işi üstlendiği, bu kapsamda aralarında sözleşme bulunduğu, alacağına karşılık ve 300.000,00 TL nakit karşılığında 2 adet daire için anlaşıldığı, devir yapılacağı sırada şerh nedeniyle devrin gerçekleşmemesi nedeniyle takibe konu bonoların tanzim edildiği, bonoların gerçekte var olan alacak için düzenlendiği, yapılan tadilat işlerinin mevcut yazılı sözleşme olmaması nedeniyle isticvap doğrultusunda belirlendiği, bu kapsamda tadilat işleri bedelinin imalat tarihi itibari ile 1.773.370,00 TL olarak belirlendiği, takibe konu bonoların toplam karşılığının ise 600.000,00 TL olduğu, bu kapsamda davalının alacağının varlığının, miktarının ve doğum tarihinin de takipten önce olduğunun ispatladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu ... tarafından muvazaalı olduğu iddia edilen takip ve alacağa yönelik; ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/887 Esas ve 2016/1 Karar sayılı dosyasında ödeme emrinin usulsüz tebliği şikayetinde bulunduğu, ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2016/638 Esas ve 2017/349 Karar sayılı dosyasında ihalenin feshini talep ettiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/33603 soruşturma numarasını alan dosyada davalı alacaklının kendisini dolandırdığı iddiasında bulunduğunun tespit edildiği, bu kapsamda, borçlu ile davalı alacaklı arasında husumet bulunduğu anlaşılmakla, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı-alacaklının 600.000,00 TL alacağı yazılı belge ile ispatlayamadığı gibi tadilat işini kendisinin yaptığını da yazılı belge ile ispatlayamadığını, ihale edilen taşınmazın kıymet takdirinin İcra Dairesince bina değerinin 467.460,00 TL olduğu belirlenmesi karşısında davalının yaptığı kabul edilen tadilat işlerinin bedelinin 1.773.370,00 TL kabul edilmesinin imkansız olduğunu, davalı - alacaklının takibe dayanak yaptığı senetlerin sebebi olan temel ilişkiyi ispatladığı gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muvazaaya dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/4254, K. 2026/760, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-4254-e-2026-760-k-81e25aa79bb0