Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/81 E. 2026/1005 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/81
Karar No
2026/1005
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/576 E., 2025/802 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle ve incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğünden aldığı yol yapım işi kapsamında taraflar arasında alt yüklenicilik sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin taşeron olarak işi süresinde tamamlayıp teslim ettiğini, davalı söz konusu iş nedeniyle damga vergisinden muaf olduğundan, müvekkili şirketin de muaf olduğunu, buna rağmen müvekkilinin hakedişlerinden 814.491,49 TL damga vergisi kesintisi yapıldığını, davalının kesmiş olduğu bu vergileri ne kendi adına ne de müvekkili adına vergi dairesine beyan etmediğini ve ödemediğini, bu tutarın müvekkiline iadesi gerektiğini ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, ihaleyi veren idare ile yapılan ana sözleşme ve eklerinin davacıyı da bağladığını, davacının ara hakedişlere ve kesin hakedişe ihtirazi kayıt koymadan ödemeleri kabul ettiğini, bu nedenle sözleşme gereğince kesilen damga vergisi kesintilerinin iadesini talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli kararı ile taraflar arasında düzenlenen alt yüklenicilik sözleşmesi gereğince düzenlenen 24 adet hakedişe dayalı olarak davalı tarafından davacıya ödemeler yapıldığı, ihale konusu işin damga vergisinden istisna olduğu, düzenlenen hakedişlerde davalı tarafından toplam 814.491,79 TL damga vergisi kesintisi yapıldığı, ne var ki sözleşmenin eki niteliğindeki YİGŞ 40. maddesindeki usule uygun olarak hakedişlere itiraz etmeyen davacının, damga vergisi kesintisinin iadesini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.05.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 14.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2025 tarih ve 2024/2304 Esas, 2025/1928 Karar sayılı kararıyla, davacı alt yüklenicinin bu işe ilişkin olarak 04.10.2013-23.12.2016 tarihleri arasında düzenlenen hakedişlerinden toplam 814.491,49 TL tutarında damga vergisi kesintisi yapıldığı, dosyaya gelen Vergi Dairesi yazısında, mükellef ... Oto...A.Ş. hakkında ihbarname düzenlendiği, damga vergisi tahakkuk ettirildiği ve mükellefin toplam 889.985,69 TL ödeme yaptığının bildirildiği, uyuşmazlık konusu damga vergisinin mükellefi olan davacının hakedişlerinden, davalı tarafından damga vergisi kesintisi yapılmış olmasına rağmen, ilgili Vergi Dairesine kesilen bu tutarların ödenmediği, bu nedenle davacının Vergi Dairesine tekrar ödeme yapmak zorunda kaldığı ve sonuç olarak, davacının hakedişlerinden yapılan damga vergisi kesintisinin davalının uhdesinde kaldığı ve davalının bu suretle davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği, bu durumda, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı davacı lehine bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararında belirtilen gerekçelerle, davanın kabulü ile 814.491,49 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının dava dilekçesinde, sözleşmenin damga vergisinden muaf olması nedeniyle hakedişlerinden damga vergisi kesintisi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yapılan kesintilerin iadesini talep ettiğini, davayı açarken Vergi Dairesine ikinci defa damga vergisi ödemesi yapmak zorunda kaldığı iddiasıyla talepte bulunmadığını, davanın açıldığı tarihte davacının Vergi Dairesine yaptığı bir ödeme olmadığını, davacının hakedişlerden bu nedenle yapılan kesintiye ihtirazi kayıt koymadığını, ihtirazi kayıt içermeyen tutanakların ibra mahiyetinde olduğunu,

b. Yargıtay 6. Hukuk Dairesince, Vergi Dairesine davacı tarafından ödeme yapılması nedeniyle müvekkilinin sebepsiz zenginleştiği sonucuna varılmış ise de davanın açıldığı tarihte henüz vergi dairesine bu verginin ödenmediğini, davacının bu vergiyi ödediğini istinaf aşamasında dile getirdiğini, savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini, öte yandan davacının Vergi Dairesine ödeme yaptığını ispat edemediğini, davada sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunu,

c. Davanın zamanaşımına uğradığını beyan etmektedir.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bozma kararında borcun kaynağı sebepsiz zenginleşme olarak gösterildiğinden, faiz başlangıcının her bir kesintinin yapıldığı tarihten itibaren başlaması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... sözleşmesi niteliğindeki kamu ihale sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dairemizde duruşmada vekilleri hazır bulunan taraflar yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, taraflardan karşılıklı alınarak, birbirlerine verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin taraflara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/81, K. 2026/1005, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-81-e-2026-1005-k-40c45597364c