Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/80 E. 2026/406 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/80
- Karar No
- 2026/406
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/186 E., 2025/1353 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/534 E., 2021/679 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının uzun yıllar kooperatifte yönetim kurulu üyeliği yaptığını, 30.06.2019 tarihinde yapılan genel kurul ile yeni yönetim seçildiğini, dava konusu olan ... numaralı dairenin yönetim kurulu üyesi ...'ın eniştesine tahsis edildiğini, anılan bu dairenin daha sonra yönetim kurulunun 20.07.2010 tarihli 2010/24 sayılı kararı ile davalı ...'a devredildiğini, kooperatif genel kurulunda dairelerin asgari fiyatları konusunda hiç bir belirleme yapılmadığı halde Yönetim kurulunun 01.07.2010 tarihli kararı ile bu dairelerin normal dairenin iki katı yüzölçümünde, terasta, önü açık, orman manzaralı daireler olduğu- bedellerinin 70.000,00 TL olarak belirlendiği 01.07.2010 tarihinde ... adına tahsilat kaydının oluşturulduğunun tespit edildiğini, söz konusu tahsilat kaydının gerçeği uygunluğunun tartışmalı olduğunu, tahsilat yapılmış olsa dahi satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirleme yetkisinin genel kurula ait olduğunu, davalının kooperatif yönetim kurulu üyesi olarak güveni kötüye kullanarak dava konusu işlemle, kooperatif üyelerini zarara uğrattığını, taşınmazın davalı adına tescilinin muvzaalı olduğunu belirterek kooperatif mülkiyetinde iken davalı adına tescil edilmiş olan ... numaralı taşınmazın tapu kaydının muvazaa nedeniyle iptali ile tüm takyidatlardan ari olarak davacı kooperatif adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulsüz açıldığını, dava değerine dair davacının kendisi ile çelişecek şekilde beyanda bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, tarafına yapılan daire teslimi üzerinden 8 genel kurul geçtiğini, davacının ... ve ...'nın 04.11.2016 tarihli İnceleme Raporundaki kendi de dahil olmak üzere bir kısım eski yöneticilere atfedilen kusurlara dayanmış ise de bu rapordaki tüm itham ve şüpheli durumlara cevap verecek şekilde hazırlanan yönetim kurulu raporu 07.05.2017 tarihli genel kurulda görüşüldüğünü beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kooperatifin, kendi organının eliyle gerçekleştiği ileri sürülen muvazaa iddiası yönünden, üçüncü kişi konumunda olduğunun kabulü mümkün olmadığından işlemin tarafı olan davacının muvazaa iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, davacı kooperatif tarafından taşınmazın davalıya muvazaalı şekilde tahsis edildiği hususunun yazılı belge ile ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muvazaa iddialarının Bakanlık inceleme raporu'na dayandığını, muvazaa nedeninin yalnızca dava konusu taşınmazın bedelinin düşük olması değil, ödemenin şüpheli olması, dava konusu taşınmazın imali, bedelinin tespiti ve önce davalının eniştesine ardından davalıya tahsisi ve devrinin yetkisiz Yönetim Kurulu kararına dayanması, davalının da aralarında bulunduğu yönetim kurulunun, güveni kötüye kullanarak, dava konusu muvazaalı işlemle, kooperatif üyelerini zarara uğrattığı iddialarına dayandığını ve davalarını ispata yarar yazılı delillerin dosyaya ibraz edildiğini, dava konusu işlemler açısından, müvekkil kooperataifin 3. kişi konumunda olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif tarafından, aynı kooperatifin eski yönetim kurulu üyesine karşı açtığı muvazaa nedeni ile tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.