Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/78 E. 2026/1010 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/78
- Karar No
- 2026/1010
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1347 E., 2025/994 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/154 E., 2023/166 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı arsa sahipleri arasında düzenlenen 04.12.2017 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davacı yüklenicinin davalı arsa sahiplerine ait Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 92 00... parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapma borcu altına girdiğini, davalıların sözleşmeyi ve projeyi onaylayarak imzalamış olmalarına karşın haksız ve mesnetsiz söylemlerle ruhsat işlemleri için gerekli olan imzaları atmayarak davacı yüklenicinin edimini yerine getirmesine fiilen engel olduklarını, inşaatın ruhsat aşamasına getirilmesi, projenin hazırlanması, tanıtım, pazarlama ve finansman faaliyetleri nedeniyle birçok masrafa katlanmak zorunda kalan davacının bunlar dışında müspet ve menfi zarara uğradığını ileri sürerek; yapılan masraflar ile yoksun kalınan kâr da dahil olmak üzere uğranılan menfi ve müspet zararlar karşılığı şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın inşaat sözleşmesi öncesi mutabakata varılan birçok konuyu ve kabul edilen koşulları davalıların bilgisi dışında değiştirdiğini ve bu değişiklikleri hile ile davalılara imzalattığını, davacının zararının bulunmadığını, sözleşmeye uygun bir edim için hiçbir harcama yapmadığını, işten zarar gören tarafın davalılar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme kapsamında projelendirmenin arsa sahipleri ile uzlaşılarak yapılacağının kararlaştırıldığı, ancak dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle davacı ve davalı arsa sahiplerinin ilk önce ... Mimarlık ...'in hazırladığı mimari proje üzerinde anlaştıkları, ancak daha sonra davacı yüklenicinin tek taraflı olarak bu projeden farklı olan ve ... Mimarlık tarafından hazırlanan projeyi uygulamaya çalıştığı, her ne kadar ... Belediyesine taşınmaza ilişkin projenin gönderilmesi istemli müzekkere yazılmış ise de; bu yazıya olumsuz cevap verildiği, ancak tanık beyanları ile belediyede arsa sahiplerine imzalatılmak istenen projenin farklı olduğu anlaşılmış olup, bu durumda davacı yüklenicinin sözleşmeye aykırı hareket ettiği ve kusurlu olduğu, davalı taraftan menfi ve müspet zarar talep edemeyeceği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tüm şifahi görüşmelere, davetiyelere ve ihtarlara rağmen davalıların inşaat ruhsatı için imza atmaya gelmemeleri nedeni ile inşaata başlanılamadığını, davalıların sözleşmeyi ve projeyi onaylamalarına rağmen haksız söylemlerle ruhsat işlemleri için imza atmaktan kaçındıklarını, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, davalı yanın tanıklarının ya duyuma dayalı ifade veren akrabalar ya da dava sonucu ve dava ile ilgili menfaat elde etme beklentisi bulunan kişiler olduklarını, ıslah dilekçesi ile bildirilen tanık listesinin savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olduğunu, dosyadaki bilgi/belgeler doğrultusunda vekil eden lehine bir takım zarar hesaplamaları yapılmış olmasına rağmen, hangi gerekçe ile işbu hesaplamaların kabul görmediğinin belli olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan menfi ve müspet zararların tazmini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil edilen davalılar yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.