Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3221 E. 2026/1014 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3221
- Karar No
- 2026/1014
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2077 E., 2025/926 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/422 E., 2021/402 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ..., Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında 01.04.2014 tarihli ... Sadakat Kart İşbirliği Sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmenin sadece çerçeve sözleşme niteliğinde olduğunun ve ileride kurulacak münferit ilişkilerde tarafların hak ve borç sahibi olabileceklerinin belirtildiğini, davalı şirketin destek beyanlarına güvenerek hazırlanan teknik ve ticari modellerin davalıya aktarıldığını, ancak davalının bu modelleri önceden haber vermeksizin başka şirketlere verdiğini ve neticeden sözleşmeyi fesih zorunluluğu altında kaldıklarını ileri sürerek, yapılacak yargılama sonunda müvekkili şirketin uğradığı zararların tespit edilerek tamamen tazminini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin 01.04.2014 tarihinde taraflarca imzalandığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen fesih ihtarnamesine kadar da devam ettiğini, davacı şirketin bizzat kendisi tarafından feshedilen sözleşmeye dayanarak talepte bulunmasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmenin devamı süresince müvekkili şirketin yol açtığı bir zarar bulunmadığını, davacı tarafın ne tür bir zarara uğradığını belirtmediği gibi müvekkili şirketin hangi eyleminden hangi zararı gördüğüne dair illiyet bağını da ortaya koyamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasını ispat edecek, sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ortaya koyacak delilleri dosyaya sunamadığı, bu itibarla tazminat taleplerinin yerinde olmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; lehe yapılan bilirkişi tespitleri dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, davalı ...'in ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğini, davalının teknik kayıtları sunmaması nedeniyle bilirkişinin bu doğrultuda inceleme yapamadığını, teknik hizmeti ifa etmekle yükümlü olan taraf davalı olduğundan kayıtları sunmak ile mükellef olduğunu, bu husus görmezden gelinerek hüküm kurulduğunu, teknik kayıtları sunma imkânı bulunmayan davacıya ispat külfetinin yüklenemeyeceğini, davalı şirketin 31 ay gibi uzun bir süre boyunca ilgili SIM servislerini tam ve eksiksiz bir şekilde teslim etmemesinin davacının fikri hakları ile imtiyazlarını kaybetmesine ve maddi kayıplara uğramasına sebep olduğunu, sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiklerini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil edilen davalı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.