Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3354 E. 2026/1008 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3354
Karar No
2026/1008
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/830 E., 2025/1637 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/468 E., 2025/15 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ortak girişim ile davalı arasında ... Üniversitesi ... Yerleşkesi B Blok ... Derslik Binası Yapım İşine ilişkin 07.09.2022 tarihli sözleşme imzalandığını, iş devam ederken yaşanan 6 şubat depremi nedeniyle 127 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca davacılar tarafından yapım işinin tasfiyesi hususunda davalıya başvuruda bulunulduğunu, ancak “mücbir sebep halinin ilanın tarihinden itibaren 20 gün içerisinde başvuru yapılmadığı” gerekçesiyle tasfiye taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, davalı idarenin hukuki dayanaktan yoksun 24.04.2023 tarih, E-45427903-755.99-314993 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Elazığ ilinin OHAL ilan edilen iller arasında bulunmadığını, sözleşme dokümanlarında adi ortaklık ve ortak ...'nin adresinin Bingöl ili, ...'ın adresinin ise Elazığ ili olarak beyan edilip idare ile karşılıklı imza altına alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, GİB sitesinde 16.02.2023 tarihinde Elazığ ili için ilan edilen mücbir sebep duyurusu bulunduğu, yine söz konusu duyuruya istinaden 17.02.2023 tarihli Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi'nin E-80100189-105(13-1975)-14194 Sayılı yazısı ile Elazığ Valiliğine yazılan yazıda ''Depremden etkilenen ilinizde deprem tarihi itibariyle mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin bu mükellefiyetleri nedeniyle vergi kanunları uygulaması bakımından 06.02.20 23... .07.2023 tarihleri arasında mücbir sebep hali ilan edilmesi uygun görülmüştür'' şeklinde açıklama bulunduğu, davacı adi ortaklığın davalı ile imzalamış olduğu sözleşmede tebligat adresinin olağanüstü hal ilan edilen Malatya ili olduğu, dolayısıyla davacı adi ortaklığın 1 20... sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamından faydalanacağı, 120 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihalelere ilişkin işlemler için duran sürelerin 127 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirtildiği üzere yeniden işlemeye başlayacağı, 127 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 03.03.2023 tarihinde yürürlüğü girdiği, davacının KİSK 10. maddesi kapsamında 12.03.2023 tarihinde idareye başvuruda bulunduğu, ilk depremlerin yaşandığı 06.02.2023 tarihinden itibaren birden fazla artçı depremlerin yaşanması hasebiyle mücbir sebebin başladığı tarihin 06.02.2023 tarihi olarak baz alınmasına da yasal olanak bulunmadığı, davacının başvurusunun KİSK 10. maddesinde yer alan 20 günlük yasal süre içerisinde olduğunun kabulü gerektiği belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mücbir sebebin meydana geldiği 06.02.2023 ve Elazığ ilinin mücbir sebep hali içine alınmasına dair 16.02.2023 tarihli bakanlık yazısından itibaren 20 gün geçtikten sonra davacı tarafın yazımına göre 12.03.2023 tarihli yazılı başvuru itibariyle davacılarca fesih talebinde bulunulduğu, 12.03.2023 tarihi esas alınsa bile 16.02.2023 tarihinden itibaren 20 günlük sürenin 09.03.2023 tarihi itibariyle geçtiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından artçı depremlerin devam etmesinden dolayı sürenin artçı depremlerden itibaren işletilmesinin ölçülü bir yorum olmadığı, kararnamede 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda yer alan bir takım sürelerin durması söz konusu olup, somut olayda uygulanması gereken 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda yer alan sürelerin durmasının söz konusu olmadığı, 08.02.2023 tarihli KİK duyurusunda sözleşmenin feshi veya başvurunun reddedilmesi seçeneklerinden birine idare tarafından karar verilebileceğine yer verildiğinden bu konuda idareye kamu yararı gereği verilmiş bir takdir hakkı olup idare yerine geçerek karar verilmesinin bu hakkın takdirinin fonksiyon gasbı sonucunu doğuracağı belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmenin 2/1. maddesinde yüklenicinin tebligata esas adresi olarak Malatya ilinin bildirildiğini ve 120 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Malatya ilinin OHAL bölgesi olarak addedildiğini, bu nedenle davacıların anılan kararnamedeki sürelerin durması dahil tüm haklardan faydalanabileceklerini, Bölge Adliye Mahkemesinin iki kararı arasında açık çelişki bulunduğunu, davacıların enkaz kaldırma çalışmalarına katıldığı açık olduğundan 120 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m. 7'de sayılan kişilerden olduklarının ve sürelerin 01.05.2023'e kadar durmasına ilişkin haktan yararlandıklarının tartışmasız olduğunu, ... İnş.'ın Malatya Ticaret Odasına kayıtlı olduğunu, sadece davalı idareye ulaşan mücbir sebep ilanının başlangıç tarihinin davacılar açısından bağlayıcı olamayacağını, davacıların mücbir sebep kapsamında idareye yaptıkları fesih başvurusu kanun gereği sözleşmenin sona ermesi anlamını taşıdığından idare kararının açıklayıcı nitelikte olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ... sözleşmesinin tasfiyesi talebinden kaynaklanan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine, Fazla yatırılan harcın istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3354, K. 2026/1008, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3354-e-2026-1008-k-2da3f12d4d02