Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5891 E. 2026/3871 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5891
Karar No
2026/3871
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1404 E., 2025/1425 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/561 E., 2022/19 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili, davalı ve dava dışı... ile... arasında 10.08.2018 tarihli şirket hisse devri sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca davalının ... Otel İşletmesi payı, yarım daire ve sair tüm borçlarına karşılık olmak üzere müvekkiline toplam 500.000,00 TL borçlu olduğunu, bu borcun 150.000,00 TL'sini dava dışı...'ya, 225.000,00 TL'sini dava dışı...'e 53.143,68 TL'sini yine dava dışı...'e ve bakiye 71.856,32 TL'sini sözleşmenin imzalanmasından tam bir yıl sonra müvekkiline nakit olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davalının 10.08.2019 vade tarihinde 71.856,32 TL'yi ödenmemesi üzerine,... Noterliğinin 21.08.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine alacak ve işlemiş faizi olmak üzere toplam 84.650,19 TL üzerinden başlatılan Ankara 3. İcra Dairesinin 2020/7818 E. sayılı icra takibinin itirazı neticesinde durduğunu, davalının borcun itfa ve ikmal edildiğini resmi bir belge ile ispat etmesi gerektiğini, takip konusu alacağın likit ve belirli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; görev itirazında bulunduktan sonra, ... Otel işletmesinde müvekkilin kiracısı konumunda olan davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı olmadığı gibi borçlu olduğunu, davacının sahibi olduğu dava dışı ...Ltd. Şti.'nin kiracı bulunduğu oteldeki tüm geçmiş borçlarını ödemeden çıktığını, müvekkilinin iki adet elektrik, telefon ve gıda firmaları gibi bir çok ödeme yapmak zorunda kaldığını, takas ve mahsup definde bulunduklarını, davacının bu borçlarına dair faturaların sunulduğunu, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin fesih edildiğini savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya kazandırılan 08.09.2021 tarihli bilirkişi raporuyla, davalının sözleşme uyarınca ödemeyi taahhüt ettiği 71.856,32 TL'yi ödediğine dair herhangi bir belge ibraz etmediği, davalı tarafından sunulan ve otel işletmesiyle ilgili davacının ödemesi gerektiği halde kendisinin ödediğine dair belgelerin dava dışı şirketlere ait olduğu, devir sözleşmesinde ise sözleşme tarihine kadar olan borç ve alacak ilişkilerinin sonlandığının ve tarafların birbirlerini ibra ettiklerinin belirtildiği, davacının davalıdan 71.856,32 TL asıl alacak ve 10.881,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 82.737,56 TL alacaklı olduğu kanaatinin bildirildiği, davalı tarafından sunulan faturaların sözleşme tarihinden önceki tarihlere ilişkin olduğu, davalı tarafça ödendiği belirtilen bedellerin sözleşmeden kaynaklanan alacakla takas ve mahsup edildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, davacı tarafın takas ve mahsup iddiasını kabul etmediği, davacının gönderdiği ihtarname ile davalının 31.08.2019 tarihinde temerrüde düştüğü, takip tarihi olan 16.09.2020 tarihi itibarı ile 10.881,24 TL işlemiş faiz istemekte haklı olduğu, davalının sözleşmede ödemeyi taahhüt ettiği borca haksız olarak itiraz ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 71.856,32 TL asıl alacak ve 10.881,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 82.737,56 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 14.371,26 TL icra inkar tazminatının davalından tahsiline verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; derece Mahkemelerindeki beyanlarını tekrarla, ... Otel işletmesinde müvekkilin kiracısı konumunda olan davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı olmadığı gibi borçlu olduğunu, davacının sahibi olduğu ...Ltd. Şti.nin kiracı bulunduğu oteldeki tüm geçmiş borçlarını ödemeden çıktığını, müvekkilinin iki adet elektrik, telefon ve gıda firmaları gibi bir çok ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin fesih edildiğini, Mahkemenin sundukları faturalar ve tarafların ticari defter kayıtlarını yeterli şekilde incelemediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının ...Ltd. Şti. yetkilisi olduğunu, dolayısıyla tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle takas mahsup talebinin değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine, denetime ve hüküm kurmaya olduğu, ispat yükü üzerinde olan davalı tarafın sözleşme gereği ödemekle yükümlü olduğu bedeli ödendiğine dair herhangi bir belge sunmadığı, davalının otel işletmesiyle ilgili davacının ödemesi gerektiği halde kendisinin ödediğini iddia ettiği tutarlara dair sunduğu belgelerin dava dışı şirket adına olduğu, tarafların sözleşmede açıkça sözleşme tarihine kadar olan borç ve alacak ilişkilerinin sonlandığının ve tarafların birbirlerini ibra ettiklerinin kararlaştırıldığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5891, K. 2026/3871, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5891-e-2026-3871-k-5d5e1224fab1