Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/733 E. 2026/3870 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/733
- Karar No
- 2026/3870
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1330 E., 2025/2969 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/583 E., 2024/929 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu iş yerini üç bağımsız bölüm haline getirdiğini, bir bölümünü bakkal olarak kendisi işlettiğini, diğer iki bölümü ise kiraya verdiğini, bağımsız hale getirdiği işyerlerinin de elektriği müvekkilinin abonesi olduğu sayaçtan kullandığını, kiracıların müvekkilinin bilgisi olmadan harici hat çekerek elektrik kullandıklarını, müvekkilinin kaçak kullanım halini 07.06.2022 tarihinde iletilen mesajla öğrendiğini, abonelik sözleşmesinin adına olması nedeniyle müvekkili adına tutanak tutularak ceza tahakkuk edildiğini, bu duruma itiraz ettiklerini ancak itiraz sonuçlanmadan ve ihbar yapılmadan 23.06.2022 tarihinde elektriğin kesildiğini, davalının yapmış olduğu usul ve işlemlerin, düzenlenen tutanak ve yapılan tespitin usulsuz ve geçersiz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığının tespiti ile tahakkuk edilen 428.841,29 TL tutarındaki faturanın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkili şirket çalışanlarınca 03.06.2022 tarihinde yapılan kontrollerde davalının harici hat çekerek kaçak elektrik kullandığı tespit edilerek kaçak elektrik tespit tutanağınını düzenlendiğini, tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (Yönetmelik) hükümleri uyarınca 364.717,18 TL kaçak ve 64.124,11 TL ek kaçak tahakkuku fatura edildiğini, faturaların ödememesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek; itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; kaçak elektrik kullanımının tespiti ve tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı/birleşen davada davalının tutanak düzenlenen işyerinin maliki olduğu, abonelik sözleşmesinin kendisi tarafından imzalandığı, elektriğin kiracı tarafından kullanılmasının abonenin sorumluluğunu etkilemeyeceği, abonenin kaçak elektrik kullananla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, olaya uygun, taraf ve Mahkeme denetimine elverişli, taraf vekillerinin itirazlarını karşılar ve dosyada mevcut bilirkişi raporlarını irdeler mahiyetteki 13.06.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporuna itibar edildiği gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile davacının 64.126,11 TL ve 364.717,18 TL bedelli faturalardan 229.699,29 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile icra takibine vaki itirazının 199.142,00 TL asıl alacak, 1.775,49 TL işlemiş faiz, 319,58 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 201.237,07 TL yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %19,2 oranında faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı/birleşen davada davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı/birleşen davada davacı vekili; bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, davalının kaçak kullanımının 365 günden fazla olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan işlem ve hesaplamaların Yönetmeliğe uygun olduğunu, kaçak tahakkuklarına son ödeme tarihinden itibaren gecikme zammı işletilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle asıl davada menfi tespit, birleşen davada ise başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gibi yapılan hesaplamanın Yönetmelik hükümlerine uygun bulunmasına, Yönetmelik hükümleri uyarınca kaçak tahakkuklarına gecikme zammı işletilmesinin mümkün olmadığının anlaşılmasına göre, davalı/birleşen davada davacı temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.