Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/536 E. 2026/817 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/536
- Karar No
- 2026/817
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/504 E., 2025/1045 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/117 E., 2023/588 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin peyzaj-çevre düzenlemesi, mevsimlik çiçek-çalı üretimi ve yeşil alanların bakımları ve park yapım işleri ile ilgilendiğini, davalı tarafından ihale edilen 2017 yılı Ankara 62. Bölge, 73. Bölge ve 2018 yılı Ankara 114. Bölge bakım onarım hizmet alımı ihalelerini en uygun fiyat vererek yüklendiğini, müvekkilinin tüm bu ihaleler kapsamında aldığı işleri, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ve idari-teknik şartnameye uygun şekilde ve eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalı tarafça yapılması gereken hakediş ödemelerinin düzenli olarak yapılmadığını, davalının anılan ödemeler için hakediş ve tahakkuk işlemlerini zamanında ve tam olarak yapmaması sonucunda müvekkilinin ticari faaliyetlerinde planladığı ekonomik hedeflere ulaşamadığını, zarara uğradığını ve dar boğaza sürüklendiğini beyan ederek, müvekkiline yapılan geç ödemeler nedeniyle uğradığı zararın fazlaya ilişkin haklar ile HMK107/2 maddeler gereğince artırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yapılan alacağın belirsiz alacak davası açılarak talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, zamanaşımı definde bulunulduğunu, davacının, tahakkuk ve hakedişlerinin yasal süresi içinde yapılmayarak hakediş ödemelerinin de zamanında yapılmadığına dair iddiasının yerinde olmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesi ile tahakkuk ve ödemelerde yaşanabilecek muhtemel olumsuzlukların öngörüldüğünü ve açıkça hüküm altına alındığını, bu madde ile şirketin, geç ödeme, kaynak oluşturma, kredi kullanma gibi her türlü olumsuzlukları geri dönüşü olmayacak şekilde kabul ettiğini, doğacak zararlara razı olduğu ve her türlü giderleri ödemeyi kabul etmiş olduğunu, müvekkili şirketin, asıl işverenden hakediş bedellerini alır almaz, davacı şirkete ödemelerini gecikmesizin yerine getirdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geç ödemede davalının kusuru bulunmadığı ve davacının davasının ispat edecek belge sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın, arabuluculuğa başvurulmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesinde 04.11.2019 tarihinde açıldığı, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07.11.2019 tarihli, 2019/886 E., 2019/421 K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın iş bu mahkemede 25.02.2020 tarihinde esas aldığını, davacı vekili tarafından sunulan 06.01.2020 tarihli dilekçe ekindeki arabuluculuk anlaşamama tutanağında arabuluculuğa başvuru tarihinin 26.11.2019 olduğu, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından, bu itibarla dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının görevsizlik kararından sonra tamamlanmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunu kabul ederek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Asliye Hukuk Mahkemesinde görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine geçiş sürecinde arabuluculuğun tamamlandığını, eksiklik tamamlanmasına rağmen davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu, alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, hakedişlerin düzenlendikleri tarih ile onaylandıkları tarihler arasında gecikme bulunduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.