Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/444 E. 2026/1875 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/444
- Karar No
- 2026/1875
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/929 E., 2025/1816 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/241 E., 2023/140 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin ortağı olarak 16.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2019-2020-2021 yılı bilanço ve gelir-gider tablolarının onaylanmasına ilişkin 4 ve 6 no.lu kararların ana sözleşme, yasa ve hukuka aykırı olduğunu, Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/361 Esas sayılı dosyasında açılan manevi tazminat davası bulunmasına karşın, genel kurulun 6 no.lu kararıyla kooperatifin feshi kararı alındığını, kooperatifin alacaklarının tahsil edilmediğini, borçlarının ödenmediğini, genel kurul çağrı davetiyesinin ana sözleşmenin 28. maddesi uyarınca toplantıdan 30 gün önceden tebliğ edilmediğini ileri sürerek, dava konusu 4 ve 6 no.lu kararlarının yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğundan alınan kararlarla birlikte usulsüz çağrı nedeniyle genel kurul toplantısının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemişir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın bir aylık hak düşürücü sürede açıldığı, davacının bizzat genel kurul toplantısına katılarak iptali talep edilen 4 ve 6 no.lu karara muhalif kalarak muhalefet şerhini tutanağa geçirdiği, davacının dava tarihi itibariyle ve halen davalı kooperatifin üyesi olduğu, 16.10.2021 tarihli Olağan Genel Kurulunda alınan 4. maddenin yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporu, bilanço ve gelir gider cetvellerine ilişkin olduğu, dosyada alınan mali müşavir bilirkişinin kök ve ek raporuna göre, genel kurul toplantı gündeminin 4. maddesinde sunulan 2019/2020/2021 bilançolar ile gelir gider tablolarının, kooperatifin defter ve kayıtları ile uyumlu olmadığı, bu haliyle gerçeği tam olarak yansıtmadığı, davacının iş bu madde yönünden açtığı davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, 6. maddenin kooperatifin tasfiyesine ilişkin olduğu, davacının bu maddeye Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/361 Esas sayılı dosyasında kooperatife dava açtığından bahisle tasfiye kararı verilmesine ilişkin bu maddenin iptalini istediği, Kooperatifler Kanununun "tasfiye mamelekin paylaştırılması" başlıklı 83. maddesine göre kooperatif hakkında dava bulunmasının tasfiye kararı alınmasına engel olmadığı, ancak bu durumun tasfiyenin neticelendirilip ticari sicil kaydının silinmesine engel teşkil edeceği, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 28. maddesinde, toplantıdan 30 gün önce çağrının yapılması gerektiğinin belirtildiği, davalı kooperatifin 29 ortağının bulunduğu, toplantıda 23 ortağın asaleten ve vekaleten temsil edildiği, davacıya genel kurul toplantısının toplantıdan 29 gün önce tebliğ edildiği, ana sözleşmedeki 30 günlük süreden bir gün eksik olduğu, davacının toplantıda bizzat hazır bulunduğu, ana sözleşmenin 28. maddesindeki çağrının süresine ilişkin hükmün ihlalinin genel kurulun neticesini etkilemediği, genel kurul toplantısında alınan kararlardan 4. madde dışındaki diğer dava konusu maddenin iptalini gerektirir bir hukuka aykırılık da bulunmadığı gerekçesiyle davacının 16.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 no.lu kararın iptali talebinin kabulüne, sair iptal taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 1163 sayılı Yasanın 83. maddesine göre kooperatif hakkında açılmış bir dava bulunmasının tasfiye kararı alınmasına engel olmadığı, bu durumun sadece tasfiyenin neticelendirilip ticari sicil kaydından silinmesine engel teşkil ettiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı vekili, iptale konu 25.06.2011 tarihli genel kurulun 6 no.lu kararının kooperatifin tasfiye sürecine girmesine ilişkin karar olmayıp, kooperatifin feshine ilişkin olduğunu, kararın Ticaret Sicil Memurluğunca tescil ve ilan edildiği, kooperatif aleyhine 05.10.2021 tarihinde açılan davanın genel kurul tarihi olan 16.10.2021 tarihi itibariyle derdest olmasına rağmen kooperatifin sicilden terkini kararının yasa aykırı olduğu, zira kooperatifin feshi konusunda karar alınabilmesi için genel kurul tarihi itibariyle açılmış ve derdest olan davasının bulunmaması gerektiğini, genel kurulun toplantıya çağrısının usulüne uygun yapılmadığını, 1163 sayılı Yasanın 45/2 maddesi ve anasözleşmenin 28. maddesine aykırı yapılmış olan çağrının süresine ilişkin hükmün ihlalinin gerektiğini, toplantı gününden en az 30 gün önce yapılmayan genel kurulun çağrı nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini, ayrıca kooperatif iskân ruhsatlarına aldıktan sonra tasfiye sürecinde iken yapmış oldu evlerin kanalizasyon bağlantılarının belediyece tasdikli projesine uygun yapılmadığının gizli ayıp olarak tespit edilmesine rağmen, projeye aykırılığın giderilmediğini, kamu düzenine ait projeye aykırılık giderilmeden kooperatifin fesih edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.