Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1744 E. 2026/2638 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1744
- Karar No
- 2026/2638
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/319 E., 2025/331 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 3060 parsel sayılı Hazine adına kayıtlı taşınmazın İl Mera Komisyonunun 12.03.20 21... /7 sayılı kararı ile 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 5/B maddesi uyarınca mera olarak değerlendirilmesine karar verildiğini, dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak İl Mera Komisyonunca Maliye Bakanlığının oluru alınmadan 4342 sayılı Kanunun 5/B maddesi kapsamına alınarak mera tahsis kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İl Mera Komisyonunun 12.03.2021 tarih ve 714/7 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada husumetlerinin bulunmadığını, davanın köy tüzel kişiliğine açılması gerektiğini, alınan kararda Kanuna aykırılık olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ilk kararıyla davanın kabulü ile İstanbul İl Mera Komisyonunun 12.03.20 21... /4 sayılı mera tahsis kararının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 14.12.2022 tarihli 2022/2572 Esas, 2022/2953 Karar sayılı ilâmı ile Maliye Bakanlığından izin alınmadan dava konusu taşınmazın mera kaynakları arasına alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 30.09.2024 tarihli, 2024/3171 Esas, 2024/4160 Karar sayılı ilâmıyla; "1. Dava konusu 3060 parsel sayılı taşınmaz, yapılan kadastro çalışmaları sonunda, 1976 tarihinde çayır niteliği ile Hazine adına tescil edilmiştir. Ne var ki, taşınmazın niteliğinin tespiti bakımından yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir. 2. Hâl böyle olunca İlk Derece Mahkemesince, uzman bilirkişiler aracılığıyla mahallinde yeniden keşif yapılması, taşınmazın öncesinin kadim mera olup olmadığının yöreyi iyi bilen komşu köylerden seçilecek mahalli bilirkişiler ve varsa taraf tanıkları da dinlenmek suretiyle bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması, taşınmazın öncesinin kadim mera olduğunun anlaşılması halinde, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 9. maddesinde yer alan izin koşulunun Hazine’nin özel mülkiyetindeki araziler bakımından söz konusu olacağı, dolayısı ile taşınmazın niteliğinin kadim mera olduğunun anlaşılması halinde Maliye Hazinesi’nden izin alınmasına gerek olmayacağı gözetilerek işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince noksan inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde karar verilmesi ve karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesinin doğru görülmediği’’ gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "hava fotoğrafları, yapılan keşif ve dinlenen mahalli bilirkişi anlatımları hep birlikte değerlendirildiğinde bozma ilamı uyarınca yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın eskiden bu yana mera olduğu, bu durumda kadim mera olduğunun mahkemece belirlendiği, Mera Kanunu 9. madde uyarınca Hazinenin özel mülkiyete tabi taşınmazlarından olmadığından mera tahsis kararı öncesi Maliye Hazinesinden izin alınmasına gerek olmayacağı’’ gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, 2. Mera tahsis kararı verilebilmesi için Hazineden izin alınması gerektiğini, bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mera tahsis kararının iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.