Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4268 E. 2026/2637 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4268
- Karar No
- 2026/2637
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/861 E., 2025/1147 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaköy(Aksaray) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/49 E., 2024/11 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında bir akrabalık bağı olmadığını, mirasbırakan ...’ın düzenleme şeklinde bir vasiyetname ile tüm menkul ve gayrimenkullerini davalı ...'a bıraktığını, muris ...'ın tek mirasçısının müvekkili olduğunu, lehine vasiyetname düzenlenen ...'ın vasiyetnamenin açılması davasında karşı tarafı olan müvekkilinin müdahale hakkını bertaraf etmek ve davanın kendi lehine sonuçlanmasını sağlamak adına, dava dilekçesinde yanlış adres beyanında bulunarak taraf teşkilinin sağlanmasının engellendiğini, vasiyetnamenin usulüne uygun olarak düzenlenmediğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptali ve tenkis talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..davacı ...'in Ortaköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/ 36... /15 Karar sayılı vasiyetnamenin açılması davasının gerekçeli kararının tebliği ile vasiyetnamenin içeriğinden ve saklı payının zedelendiğinden haberdar olduğu, gerekçeli kararın 19.02.2013 tarihinde davacıya bizzat tebliğ edildiği, eldeki vasiyetnamenin iptali ve tenkisi davasının ise 19.01.2022 tarihinde açıldığı, davanın her iki talep yönünden de hak düşürücü süre içinde açılmadığı’’ gerekçesiyle davacının vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "vasiyetnamenin açılmasına dair Ortaköy Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/36 Esas sayılı dosyasında davacının bizzat kendi imzasına 19.02.2013 tarihindeki yapılan tebligatın mazbata üzerindeki imzanın incelemeye tabi tutulmadığına dair savunmanın yargılama sırasında ileri sürülmediği, ilk defa istinaf aşamasında ileri sürüldüğü, imzaya ilişkin istinaf aşamasında da açıkça bir itirazının da bulunmadığı, vasiyetnamenin açılması dosyasında çıkartılan ekli "... mah. ... Sk. No:15-1" adresine mahkemece resen mernis adresine çıkartılıp davacının 28/12/2011 tarihinde eşi ... imzasına tebliğ edildiği, yapılan bu tebligatın da Tebligat Kanunu'nun 16... /2. maddesine de uygun olduğu, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı’’ gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Vasiyetnamenin açılması davasında müvekkiline tebliğ edilen mazbata şerhindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, b. Yanlış adres bildirildiğini, c. Tebligatın usulsüz ve geçersiz olduğunu bu nedenle hak düşürücü sürenin geçmediğini, bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.