Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4122 E. 2026/2635 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4122
- Karar No
- 2026/2635
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1678 E., 2025/756 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afşin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/20 E., 2019/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1512, 1502 (eski 945), 11 79... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, bu taşınmazlar için acele kamulaştırma kararı alındığını ve müvekkilinin mevcut tasarruf hakkının engellendiğini, dava sonunda kötü niyetle kamulaştırma bedellerinin ödenmemesi nedeniyle kamulaştırma davalarının esastan reddedildiğini, müvekkilinin taşınmazları yıllardır kullanamadığını ve kullanılamaz hale gelen taşınmazlar için de herhangi bir ücret almadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin her parsele ve her aya ilişkin bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 03.12.2018 tarihli dilekçesiyle de dava değerini toplamda 920.944,98 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kamulaştırma ilave fark bedellerinin ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazlar başında keşif yapılarak işin uzmanı bilirkişilerce evveliyatında sulu tarım arazisi olarak kabul edilen dava konusu taşınmazlara net gelir esas alınarak dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıl için ecrimisil değeri hesaplandığı bilirkişi raporunun bilimsel metotlara uygun ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alındığı, davacının rapordaki hesaplama hatalarını düzelterek sunmuş olduğu ıslah dilekçesindeki talebiyle bağlı kalındığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile 1512, 1502 (eski 945), 11 79... parsel sayılı taşınmazlar için davacının talep etmiş olduğu toplam 920.944,38 TL ecrimisil tazminatının dava tarihi olan 24.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazlara yönelik kamulaştırma davalarının reddine karar verildiğinden, davacının ecrimisile hak kazandığı ve taşınmazların tapuda tarla vasfı ile kayıtlı oldukları, taşınmazların ziraatçi bilirkişiler tarafından sulu tarla vasfında oldukları değerlendirildikten sonra, münavebe ürünlerinin neler olduğu ile maliyet cetvelinin yıllara göre belirtilip hesaplama yapıldığı, davacı vekilinin de bu hesaba göre taşınmazlara yapılan müdahale kısmının miktarı ile davacının hissesini nazara alıp yapmış olduğu hesaplamanın doğru olduğu görülmekle mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kamulaştırma dosyalarında acele kamulaştırmanın ilave fark bedellerinin ödendiğini, b. Ecrimisil kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, c. Bilirkişi raporunda taşınmazların sulu tarım arazisi olarak değerlendirilip hesaplama yapıldığını ancak taşınmazların kuru tarım arazisi olduğunu bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.