Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2204 E. 2026/2633 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2204
- Karar No
- 2026/2633
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1854 E., 2026/243 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bergama 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/236 E., 2025/66 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 6 28... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının taşınmazın 1/2 hissesini 12.10.2022 tarihinde ...'den 60.000,00 TL bedelle satın aldığını, dava konusu taşınmazda diğer hisse sahiplerinin, aralarında fiili taksim yaparak taşınmazı kullandığını, davacı müvekkilinin ise hissesine düşen fiili bir alan bulunmadığını, müvekkiline bildirim yapılmadığını ileri sürerek taşınmazın davalı adına kayıtlı 1/2 payının tapu kaydının iptaliyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "keşifte taşınmaz üzerinde bir adet kargir evin bulunduğu, taşınmazın iki ayrı girişinin bulunduğu, iki ayrı giriş ve iki ayrı ev şeklinde kullanıldığı, bahçe kısmında fiili taksimin olmadığı, bahçe kısmında fiili taksim bulunmasa da iki ayrı girişi bulunan iki ayrı evin varlığıyla taşınmaz üzerinde fiili taksim olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkemece mahallinde yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanları ile saptanan fiili taksim olgusuna değer verilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının taşınmazda fiili olarak kullandığı bir kısmın bulunmadığını, 2. Tanık beyanları ile bu durumun ispatlandığını, 3. Taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.