Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15155 E. 2026/3432 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15155
- Karar No
- 2026/3432
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/473 E., 2025/2101 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/244 E., 2024/67 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalılarından ... ...'ın geçirmiş olduğu iş kazası nedeni ile Kurum denetmenlerinin incelemesi sonucu düzenlenen 12.06.2023 tarih ve 2023/405130/015 sayılı rapora istinaden davalı şirketin ve ...'ın kasıtlı ve kusurlu davranışları nedeni ile Kurumca yapılan yersiz ödemelerin tahsili amacı ile davalıya borç oluşturulduğunu, Kurumca davalıya borç bildirim tebliği yapılmasına rağmen davalının, Kurum alacağını ödemediğini, yersiz ödeme konulu borcun tahsili amacıyla ... Müdürlüğü’nün 2023/13187 Esas sayılı dosyası üzerinden davalıya karşı ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek takibin durmasını sağladığını beyan ederek davalı borçlunun ... Müdürlüğü’nün 2023/13187 Esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazının iptali ile takip tarihi itibari ile Kurum alacağı olan 404.634,69 TL’nin yasal faizi ile birlikte ödenmesine, borçlu haksız olarak itirazda bulunduğundan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın müvekkili ile .... arasında yapılan yüklenici sözleşmesinin uygulanması sırasında gerçekleştiğini, sözleşmenin personel tedariki başlıklı 3. maddesine göre işçilerin işe alınması, işten çıkartılması, ücretlerinin belirlenmesi, personelin tüm sorumluluğunun üstlenilmesinin bu şirkete ait olduğunu, sözleşmenin sosyal sigorta yükümlülükleri başlıklı 11. maddesinde ve iş sağlığı ve güvenliği başlıklı 18. maddesinde personelin iş güvenliğinden şirketin sorumlu olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin işçi çalıştıran durumunda olmaması sadece işçilerin özlük kayıtlarının tutulması işini üzerine almış olması karşısında müvekkiline husumet düşmediğini, müvekkili ile sigortalı arasında kanunun aradığı anlamda çalıştırma olgusunun söz konusu olmadığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusuru ve ihmalinin bulunmadığını, davacıya her türlü iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin aldırıldığını, gerekli ekipmanların teslim edilmiş olmasına rağmen kendi ihmalinin kazaya sebebiyet verdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun ... Müdürlüğü'nün 2023/13187 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davada husumetin yanlış yöneltildiği, müvekkil şirket ile dava konusu işte çalışan işçi arasında hizmet akdine dayalı bir ilişkinin bulunmadığı, işin yüklenici firma tarafından yürütüldüğü ve işçi üzerinde sevk ve idare yetkisinin bu firmaya ait olduğu, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiği, ayrıca iş kazasının meydana gelmesinde müvekkil şirkete atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin yerine getirildiği, kazanın işçinin kendi kusur ve ihmalinden kaynaklandığı, buna rağmen eksik inceleme ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu ileri sürülerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine dayalı olarak rücuan tazminat istemine ilişkin olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.